| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Saç Bakımı,saç bakımı ,saç dökülmesi,Bob Saçlar,Saç Trendleri 2009,Bebek Saç Modelleri,Faux Hawk Punk Rock,Saç ve Şampuan,Saç Oyunları,Saç Maskeleri,Saç Renkleri,Saç Kepek Sorunu,Saç Doğal Bakım,Saç Sorunları,Gelin Saç Modelleri,Saç Mezoterapisi,Topu

saç bakımı ,saç dökülmesi,Bob Saçlar,Saç Trendleri 2009,Bebek Saç Modelleri,Faux Hawk Punk Rock,Saç ve Şampuan,Saç Oyunları,Saç Maskeleri,Saç Renkleri,Saç Kepek Sorunu,Saç Doğal Bakım,Saç Sorunları,Gelin Saç Modelleri,Saç Mezoterapisi,Topuz Modelleri,Saç Tokaları,Saç Tasarımı,Saç Videoları,Saç Tipleri & Özellikleri,Örgülü Saç Modelleri

20 "saç dökülmesi" etiketi kullanan gönderi (sayfa 1)"saç dökülmesi" etiketi kullanan diğer içerikler resimler, videolar

Yeşil Çay Saç Dökülmesini Önlüyor mu ? - Saç Dökülmesi

Yeşil çayın vücuttaki hormonların dolaşımı üzerinde etkili olduğu kanıtlanmış. Yüksek miktarda yeşil çay tüketimi, seks hormonunu (erkeklerde testosteron) bağlayan proteinin yani globulin''in (SBHG) düzeyini arttırıyor. Kandaki SBHG oranının artmasının androjenetik alopesinin (erkek tipi saç dökülmesi) etkilerini azaltmada yardımcı olabileceğine inanılıyor. SBHG''ye bağlanan testosteron hormonu bioaktif özelliğini yitiriyor ve saç köklerinde dehidrotestosteron''a (DHT) dönüşemiyor.

Erkeklik hormonu testosteron, kanda alfa 5 redüktaze adlı bir enzimle etkileşerek, genetik yatkınlığı olan erkeklerde saç dökülmesine yol açtığı düşünülen Dehidrotestosteron (DHT) adlı başka bir hormona dönüşüyor. Kandaki SBHG konsantresindeki artış, serbest testosteron oranını büyük ölçüde düşürüyor.
Yeşil çay''ın ayrıca, testosteron''u saç döken dehidrotestosteron''a (DHT) dönüştüren 1. Tip alfa 5 redüktaze enzimi''ne de etki ettiği düşünülüyor.
Yeşil Çay''ın bu iki ayrı fakat birbirini tamamlayıcı özelliğinin androjenetik alopesi (erkek tipi saç dökülmesi) üzerinde etkili olabileceğine inanılıyor.

Yukarıda hep böyle "inanılıyor", "düşünülüyor" gibi ifadeler geçmesinin sebebi, yeşil çay hakkında yapılan araştırmaların halen çok yetersiz olması, özellikle de yeşil çay ve saç kaybı konusunda henüz yapılmış ciddi klinik deneylerin olmaması ve tüm bu bilgilerin hala tahmin düzeyinde kalması.

Ayrıca, saç dökülmesinin de dışında bir çok rahatsızlığa iyi geldiği iddia edilen ve Doğu''da asırlardır kullanılan Yeşil Çay''ın öyle günde 1-2 fincan tüketilmesi pek bir işe yaramıyor. Çinliler, Japonlar, vs. bizdeki çay tiryakilerinin çay içmesi gibi sabah, öğle, akşam her fırsatta yeşil çay içiyorlar. Yeşil çayın şu ana kadar kanıtlanmış bir yan etkisi de yok. Ancak içeriğindeki yüksek oranda kafein bazı kişilerde, (özellikle de günde 4-5 fincan içenlerde) uykusuzluğa, çarpıntıya, sıkıntıya yol açabiliyor.

Saç dökülmesine karşı yeşil çayı denemek isteyenlere bir uyarı daha, diğer tüm saç kaybı tedavi yöntemlerinde veya ilaçlarında olduğu gibi etkisini görebilmek için yeşil çayı da en az 6 veya 12 ay düzenli (günde 4-5 fincan) içmeniz gerekir.

Kadınlarda Saç Dökülmesine Küf Tedavisi - Saç Dökülmesi

Araştırmalar, saç dökülmesinin kadınlarda da görüldüğünü, 20 yaşın üzerindeki kadınların yüzde 40''ının, yaşamının herhangi bir döneminde saç dökülmesi nedeniyle tıbbi yardıma ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Son yıllarda tıbbi küf olarak tanımlanan özel bir küfün ise özellikle kadınlarda sık görülen hormonal olmayan saç dökülmelerinde son derece etkin bir tedavi aracı olduğunu gösteren güvenilir çalışmalar var.

Unutmayın! Saç Sadece Kökünden Beslenir

Saçın esas maddesi keratin''dir. Saçlarınızı beslemek, sağlıklı ve parlak saçlara sahip olmak istiyorsanız bir kuralı hiç unutmamalısınız: Saç sadece kökünden beslenir. Saçlarınızı daha iyi beslemek için işe, doğru ve dengeli bir beslenme planı yaparak başlamalısınız. Dışarıdan yapacağınız çabalardan sonuç alamazsınız.

Saç bakımı ürünleri saçın yıpranmış görüntüsünde kısa süreli değişmeler dışında pek yarar sağlamazlar. Bu ürünlerle saçlarınızı daha temiz ve bakımlı tutabilir, dış etkilerin oluşturduğu yıpranmanın sonuçlarını bir süre gizleyebilirsiniz. Saç bakım ürünleri ile saçınıza sadece bir dış bakım sağlayabilirsiniz. Bir kez daha hatırlatalım: Saçınız için gerekli olan besin unsurları saça sadece kan yolu ile ulaşabilirler. Saçınız için gerekli besin unsurlarını ağız yolu ile doğal besinler veya besin destekleri ile alabilirsiniz. Dengesiz Diyetler Saçı Döker

Saç dökülmelerinin hormonal, metabolik, mikrobik pek çok sebepleri var. Sorunun kaynağını araştırın. Demir, çinko veya başka bir besin unsurunun yetersiz alımı ile ilişkili olup olmadığını öğrenin. Yanlış planlanmış dengesiz ve çok düşük kalorili diyetlerin de saçınızı dökebileceğini unutmayın.

Sorunu, saçlarınızın ihtiyaç duyduğu vitamin, mineral ve proteinlerin ona yalnızca kan dolaşımı ile ulaşabileceğini unutmadan çözmeyi deneyin.

Saç dökülmeniz beslenmenize ilişkin sorunlardan kaynaklanıyorsa, kalsiyum, çinko, selenyum gibi minerallerin, p-aminobenzoik asit, keratin, sistin ve tiamin gibi besin unsurlarını ihtiva eden bazı hazır ürünlerin veya besinlerin ağız yoluyla alımı halinde yardımcı olabileceklerinden şüphe etmeyin!


Bir hatırlatma: Tıbbi Küf

Son yıllarda tıbbi küf olarak tanımlanan özel bir küfün özellikle kadınlarda sık görülen hormonal olmayan saç dökülmelerinde son derece etkin bir tedavi aracı olduğunu gösteren güvenilir çalışmalar var. Bu küf, ilk kez 1970''li yıllarda Almanya''da kullanıma verildi. Tıbbi küfün tiamin, keratin ve sistin ile birlikte kullanımının daha etkili olduğunu ise 1990 sonrasında yapılan yeni ve güvenilir çalışmalar gösterdi.

Saç dökülmesini durdurmak, saç hasarını önlemek istiyorsanız çözümün dıştan değil içten geldiğini unutmayın. Önce doğru ve dengeli bir beslenme planı yapın, stresten, üzüntüden, uykusuzluktan uzak bir yaşam planı yapın. Gerektiğinde bir uzman danışmanlığı alarak yukarıda belirtilen besin unsurlarını bir arada içeren yeni ve etkili ürünlerden yararlanın.

Saç dökülmesini şiddetlendiren etkenler

Stres, gerginlik, depresyon

Ateş, enfeksiyonlar

Tiroid bozukluğu gibi bazı hormonel ve metabolik hastalıklar (Tiroid bezi tembelliği)

Kansızlık

Mevsimsel dökülmeler

Hamilelik ve emzirme dönemleri

Beslenme bozuklukları, bilinçsiz ve ağır sık tekrarlanan diyet rejimleri, alkol bağımlılığı

Kanser tedavileri gibi ilaçların kullanımı

Zehirlenmeler

Radyasyon


Rakamlarla Saç

Saç sayısı: Her insanda 100.000 - 150.000

Saç yoğunluğu: 200/cm²

Çapı: 0.1 mm

Her bir saç telinin aylık uzama miktarı: 1 cm

Bir günde toplam saç uzaması: 20-30 m

Günde kaybedilen toplam saç sayısı: 50-100

Propecia Hakkında Ayrıntılı Bilgiler - Saç Dökülmesi

Propecia, ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından saç dökülmesi tedavisi için onaylanmış 2 ilaçtan biridir. Ağızdan alınan 1 mg''lık haplar şeklinde satılır. ABD gibi bir çok ülkede reçeteyle satılmaktadır.
Propecia''nın 1 yıllık düzenli kullanımı sonunda erkeklerin yüzde 50''sinde, 2 yıllık düzenli kullanım sonundaysa yüzde 66''sında yeniden saç çıkarttığı gözlenmiş.

Genel olarak, düzenli Propecia kullanan erkeklerin yüzde 85 kadarının tedavi süresince daha fazla saç dökülmesi yaşamadığı, olan saçların korunduğu gözlenmiş.
Propecia''da en sık rastlanan yan etkiler, bildirildiğine göre, ilacı kullanan erkeklerin yüzde 2''sinden azında cinsel arzularda azalma ya da sperm sayısında azalma görülmüş. Ne var ki, Propecia üzerinde yapılan klinik deneyler sırasında, ilaç yerine placebo (su) verilen deneklerde de aynı şikayetlerin aynı oranda görüldüğü bildiriliyor.

PROPECIA''NIN ÖZELLİKLERİ

Tedavi tipi: Alfa 4 Redüktaze Enzimi İnhibitorü (Önleyicisi)

Temini: ABD gibi ülkelerde erkeklere reçeteyle satılıyor.

Klinik Sonuçları: 1 yıllık düzenli kullanımın sonunda deneklerin % 48 ''inde, 2 yıllık kullanımın sonunda da % 66 ''sında orta ile yoğun arası miktarda yeniden saç çıktığı görülmüş. Bu deneyler sırasında ilaç yerine Plasebo (su) verilen deneklerin ilk yılın sonunda da, ikinci yılın sonunda da % 7''sinde yeniden saç çıktığı gözlenmiş. Overall hair count increase of 138 hairs per inch after two years compared to placebo.

Gözlenen Sonuçlar: Klinik deneylerde alınan sonuçları destekler yönde. Propecia tedavisinin aynı anda % 2''lik veya % 5''lik Rogaine/Minoxidil kullanı mıyla desteklenmesi halinde daha da iyi sonuç alınabilir.

Yan Etkiler: Kullanıcıların % 2''sinde veya daha da cinsel isteklerde azalma, sperm sayısında azalma veya daha az hassasiyet.

Propecia Tedavisi Kimler İçindir?

Propecia tedavisi, sadece 18 yaş üstü erkeklerin kullanımı içindir.

Propecia Ne İçin Kullanılır?

Propecia''nın öncelikli hedefi, saç kaybının daha da artmasını önlemek ve kalan saçı korumaktır.

Klinik deneylerde, deneklerin % 60''ından fazlasında saç sayısını arttırdı, ancak bunların yalnızca % 42 kadarı gözle farkedilebilir bir gelişme gösterdi.
Propecia, yaygın olarak saç dökülmesini durdurmayı amaçlayan daha genç erkekler tarafından kullanılmakta ve işe de yaramakta.
Ayrıca şiddetli saç dökülmesinden muzdarip erkekler tarafından da, % 2''lik ve % 5''lik Minoxidil ile birlikte tamamlayıcı bir tedavinin parçası olarak da yaygın olarak kullanılıyor.

Propecia''ya Ait Klinik İstatistikler:

Propecia Verilen Denekler Placebo (Su) Verilen Denekler

% 17 yeni saçması % 7 yeni saç çıkması

% 66 olan saçın korunması % 30 olan saçın korunması

% 1 gözle görünür saç kaybı % 33 gözle görünür saç kaybı

Propecia Nasıl Etki Eder?

Tipik bir erişkin erkeğin damarlarında yüzen testosteron, rutin olarak 5-alfa redüktaze adı verilen bir enzimle birleşir. Bu etkileşimin sonucunda, Dehidrotestosteron (DHT) adıyla bilinen daha güçlü bir erkeklik hormonu oluşur.
DHT, cenin oluşumu sırasında sağlıklı üreme organı gelişiminde, ergenlik dönemindeyse ikincil erkeklik karakteristiklerinin sağlıklı gelişiminde temel rol oynar.

Bir erkeğin saçları dökülmeyi başladığında, genetik (kalıtsal) olarak programlanmış, belli saç foliküllerinde DHT alıcı hazneleri gelişmeye başlar. Bu her erkekte olmaz, yalnızca genetik yatkınlığı olan yani ailede erkek tipi saç dökülmesi, erkek tipi kellik olan kişilerde olur. (Androgenetik alopesi de denilen erkek tipi kellik, anne tarafından genlerle aktarılır.)

DHT de kendini belli saç köklerinde oluşan DHT alıcısı haznelere yapışarak, bu saç foliküllerine vücuda yabancı cisimler gibi davranmaya, yani saldırmaya başlar.
Bu kimyasal değişim, yalnızca saçı etkilemekle kalmaz, saçlı deride yağlanma, kaşıntı, kızarıklık da yapabilir. Bu arada, DHT''nin saldırısı altındaki saç kökü ufalmaya ve yıllar içinde sağlıksız saç üretmeye başlar.

Propecia alındığında, sistemde DHT oluşumunu engellemek üzere harekete geçer. Bir kaç ayın sonunda, kandaki genel DHT oranları sınırlanarak, DHT''nin saç folikülleri üzerindeki zararlı etkileri sona erer bu da saç kaybının durmasını sağlar.

Propecia Ne İçerir?

Propecia''da 1 mg Finasterid vardır. Sistematik bir DHT inhibitörü olan Finasterid''in 5 kat dozajı, 20 küsür yıldır Proscar adıyla Prostat Bezi Büyümesi tedavisinde kullanılmaktadır.

Propecia''nın Yan Etkileri

Bu tedavinin en iyi tarafı, nasıl tolere ettiğinizi anlamak için 1 ay süreyle onu kullandıktan sonra, herhangi bir sorun farkedip bırakmak isterseniz, kendinize bir zarar vermeden bırakabiliyor olmanız.
Yan etki yaşayanlar da, bu tür etkilerin tedavinin başında, sisteminiz ilaca uyum sağlarken, çok sık görülebildiğini, ve tipik olarak bir kaç aydan sonra yok olduğunu bilmelisiniz.

Karaciğer problemi olanların, Propecia kullanmaya başlamadan önce mutlaka doktora danışmaları çok önemlidir çünkü Propecia, karaciğerde metabolize olunur.

Propecia''nın Doğru Kullanımı

Propecia, istisnasız kesinlikle, 1 mg''lık günlük dozlar halindeki haplar şeklinde kullanılmalıdır. Bir çok kişi dozları kendilerine göre ayarlamaktan, gün atlamaktan, iki katı doz almaktan, vb. söz etse de bu kullanım şekillerinin saçlarınıza hiç bir yarar sağlamayıp, aksine vücudunuza daha fazla zarar vereceğini kesinlikle bilmelisiniz.
Propecia doğrudan hormonlar üzerinde etkili bir ilaçtır. Hormonlar da birbirleriyle bütün halinde işleyen son derece hassas kimyasallardır. Bu nedenle düzenli bir günlük doz, istikrarlı bir hormonal ortam yaratıp, biyolojinizin uyum içinde olmasını sağlar.

Propecia''nın Yanında Nizoral Gibi Bir Şampuan

Çok az insan, Amerikan Gıda ve İlaç Bürosu (FDA) tarafından gerçekleştirilen Propecia klinik deneylerinde tüm katılımcı deneklere Propecia''nın yanında Nizoral gibi bir şampuanın da düzenli olarak kullandırıldığını bilir. Bunun deneklerden istenmesinin nedeni, kelleşme süreci nedeniyle artan Sebum üretiminin, kızarıklıkların ve tahrişlerin herhangi bir tedavinin etkisini sınırlandırabiliyor olması.

Bu nedenle, Propecia içeren bir tedavide Nizoral, vb. bir şampuanın da kullanılması kuvvetle önerilmektedir. Propecia tedavisinden mümkün olan azami faydayı alabilmek için Nizoral veya benzer türde bir şampuanı, 3 günde bir, kendi şampuanınızla dönüşümlü olarak kullanmalısınız.

Kadınların Saç Dökülmesinin 6 Sebebi Var - Saç Dökülmesi

Kadında saç dökülmesi erkektekinden aşağıdaki farklılıkları gösterir.

Erkeklerde saç dökülmesi işaretleri:

  • Kafa üzerindeki saç çizgilerinin geri çekilmesi,
  • Geniş bölgelerdeki saç dökülmelerinde dahi özellikle yoğun olarak başın tepesinde dökülür.
Kadınlarda saç dökülmesi belirtileri:
  • Genel olarak başın tüm bölgelerinde saç azalması olur,
  • Başın tepesinde ve de saç çizgileri bölgesinde saç kaybı daha azdır.
Özetle, kadında saç dökülmesi 30 yaş civarında başlar ve bölgesel dazlaklık değil de, başın her tarafında saç azalması şeklinde görülür. Genelde 40 yaş civarında daha kayda değer bir duruma döner.

Burada altı sebepten söz edilebilir. Aşağıda sıralananlar, sizin saçın tekrar kendiliğinden çıkmasının bahis konusu olabileceği kadar önemsiz veya daha ciddi bir durumu ortaya koyan, profosyonel yardım alarak ciddi şekilde harekete geçmenizi gerektirecek kadar önemli sebep olup olmadığını tanımlamanıza yardımcı olacaktır.
  1. Kadında saç dökülmesi çoğunlukla hamilelikle ilgili olabilir. Hamilelikten sonraki 3 ila 6 ay içerisinde, hamileliğin vücutta meydana getirdiği psikolojik etkiler sebebiyle, saçların bir duraklama dönemine girdiği süreçte, belli derecede saç kaybı tespit edilebilir.
  2. Yoğun diyetler ve kısa süre içerisinde çok kilo verme, kadın bünyesinin üst seviyede etkilenmesine sebep olur.
  3. Gene bazı hastalıklar ve enfeksiyonlar kadın bünyesinde büyük strese sebep olur. Bu da saç duraklama döneminde dahi olsa, sonuçta saç dökülmesini tetikler.
  4. Kadında saç kaybını kimyasal saç ürünlerinin (örneğin boya, renk değiştirme, renk açma, sprey) bilinçsizce kullanılması, perma yapma gibi uygulamalar arttırabilir.
  5. At kuyruğu, saç örgüsü, vb. belli bir saç stillerini sağlamak için saçın devamlı çekilerek işlem yapılması, kadında saç dökülmesinin sebeplerinden biri olabilir. Bu saç şekillerini tercih etmeniz sonucu, saç kaybından uzak durunuz.
  6. Saçın hoyratça taranması ve fırçalanması ve duştan sonra bir havluyla çok sıkı ovulması, kadında saç dökülmesini arttıran sebeplerden olabilir. Saç dökülmelerini minimalize etmek için geniş dişli 5tarak ve fırçaların kullanılmasını hararetle tavsiye edebiliriz.
Elbette ki, saç dökülmesi herkes için can sıkıcı bir durumdur. Saç dökülmesi büyük bir eksiklik hissi uyandırması, özgüven eksikliğine sebep olması, kadınsı görünüşlerine zarar vermesi gibi sebeplerle kadınlar için çok daha büyük endişe kaynağıdır. Çoğu durumlarda, saçlara gerektiği gibi uygun şekilde bakmak, saç dökülme riskini önemli ölçüde azaltır. Hastalığın veya kalıtımın bahis konusu olduğu durumlarda, bir saç stilisti ile işbirliği sonucu tesbit edilecek saç şekli saç dökülmesini azaltabilir.

Şok Diyetler Saçı Döküyor - Saç Dökülmesi

Hizli kilo vermek ugruna sok diyetlere basvuranlar dikkat! Kilolarinizdan kurtulmaya çalisirken saçlarinizdan da olabilirsiniz!

Cilt hastaliklari uzmani Dr. Ayfer Bankaoglu, sok diyetlerin kansizliga, dolayisiyla da saçlarin dökülmesine, güçsüzlesmesine, çabuk kirilmasina ve cansiz görünmesine yol açtigini hatirlatiyor.

"Kullandiginiz sampuanlar ve bakim ürünle rinin saçlarimiza ne kadar etkisi oldugunun önemi yoktur. Çünkü saç, köklerinden ve kan yoluyla beslenir. Yani saçlarimizi sadece yediklerimiz besler. Bu nedenle saçlarimizin saglikli kalabilmesi için önemli olan yeterli ve dengeli beslenme. Agir diyet sonrasi kansizlik ortaya çikar. Besin ve vitaminlerin eksikliginin yani sira vücuda giren demirin de azalmasi, saçin daha yogun dökülmesine neden olur."

Saçinizi beslemek için

Saç sagligini korumanin yolu düzenli ve dengeli beslenmekten geçer. Dengesiz ve düzensiz beslenme aliskanliklarinin saç sagligi üzerindeki zararlari her geçen gün artiyor. Dr. Bankaoglu, "Saglikli ve dökülmeyen saçlar istiyorsaniz beslenmenizde protein, çinko, B 12 vitaminleri, folik asit ve bakir eksikligi olmamasina özen göstermeniz gerekiyor. Bu besinlerin eksikligi saç sagliginizi olumsuz yönde etkiliyor" diyor.

Sigara ve alkol saçi da yoruyor

Sürekli sigara ve alkol kullanimi saçi da vuruyor. Bunlarin aliskanlik haline getirilmesi saçlarin ölmesine neden oluyor. Özellikle sigara kullananlarda saçlarin erken beyazladigi saptandi. Ayrica sigara saçlarda yaglanmaya ve kirilmaya da zemin hazirliyor.

Saç Dökülmesi ve 24 Cevap - Saç Dökülmesi

1. Fırçalamak ve masaj saç dökülmesini önler.
Doğru
.  Ancak birtakım şartlara bağlıdır. Eskilerin “Bin fırça darbesi” masalı artık terk edilmiştir. Ucu sivri olmayan ve sentetik maddeden üretilmeyen yumuşak, doğal kıllardan yapılma fırçalar kısa uygulamalarla saçlarda biriken yağ ve kirlerin temizlenmesine yardımcı olurken aynı zamanda saçların oksijenlenmesini de sağlarlar. Masaja gelince, uygun tekniklerle yapıldığında yararlı olmaktadır.

2. Yağlı ve ince telli saçlar daha çok dökülür.
Yanlış.
Saçın ince veya kalın telli oluşu, kuru veya yağsız oluşu kalıtımsal özelliklerdir. Dökülmeyle doğrudan ilişkileri yoktur.

3 . Saçı sürekli toplamak saç dökülmesine neden olur.
Doğru.
Saç hastalıkları konusunda mevcut kitaplarda sıkı toka, topuz ve at kuyruğuyla gelişen saç dökülmelerine rastlanmaktadır.

4 . Ya ş dökülmelerinde saç dökülmelerine rastlanır.
Doğru.
Bunun en önemli nedeni organizmanın ürettiği dişilik cinsiyet hormonlarının azalmasıdır. Aynı zamanda bir yaşlanma prosesi sonucu saçlı deride mevcut kıl köklerinden küçümsenmeyecek bir miktarı canlılığını yitirmektedir.

5 . Denizden sonra duş almamak saç dökülmesine neden olur.
Yanlış.
Denizden sonra duş almanı  temel amacı, saçlı derideki kum ve tuzu temizlemektir. Duş almamanın saç dökülmesi ile mantıklı bir ilişkili olmaz.

6 . Regl dönemibde saçlar dökülür.
Doğru.
Regi dönemi psikolojik ve hormonal bakımından kadın için çok duyarlı bir dönemdir. Bu dönemde bir de dış ve iç zararlı etkenler olursa saç dökülmeleri artabilir.

7 . Sigara ve alkol s açları döker.
Doğru.
  Sigara ve alkolün genel sağlığa yaptığı olumsuz etkilerin saç sağlığına da yansıması doğaldır.

8. Vitamin almak saç dökülmesini önler.
Doğru.
Özellikle nekahat süresince ve zayıflama rejimi sırasında vücudun vitamine olan ihtiyacı artmıştır. Bu devrelerde gıdalara ilave edilecek vitamin hapları dökülmenin azalmasında yararlı olacaktır. Bilhassa B-5, B8 vitaminini içeren draje ya da kapsüller tercih olunmaktadır.

9 . Kükürtlü sabun saç dökülmesini önler.
Yanlış. Tıbbi sabunlar arasında adı geçen kükürt katkılı sabunlar saç yağlanması ve kepeklenmesi konusunda yardımcı malzemelerdir. Saç dökülmesi konusunda bir fonksiyonları yoktur.

10. Jöle saçları döker.
Yanlış. Son zamanlarda şampuan sonrası preparatlar adıyla anılan bir takım ürünlerin geliştirildiği dikkati çekiyor. Bu grup içinde yer alan jölenin farklı özelliği, içinde selülozik maddelerin daha çok bulunmasıdır. Tüm şampuan sonrası preparatlar gibi, jöleden zarar değil, yarar beklenebilir.

11. Zeytinyağı ve bademyağı saç dökülmesini önler.
Yanlış.   Ne zeytinyağı ne bademyağı saçlı deriye sürülmek suretiyle hgedef hücreler olan kıl kesesi ve yağ bezine olumlu yada olumsuz etki yapmazlar. Ancak çeşitli etkenlerde zarar görmüş. Kurumuş, matlaşmış, saçlara ufak bir katkıda bulunup, bu görünümlerini rölatif olarak düzeltebilirler.

12. Sık yıkamak saçları döker.
Yanlış.   Sağlıklı bir saçın uygun bir ürünle her gün yıkanmasında hiçbir sakına olmadığı gibi, sorunları olan bir saçın uygun olmayan bir ürünle haftada bir bile yıkanması sakıncalı olabilir.

13 . Perma saç döker.
Yanlış. Perma saçları dökmez. Yalnız, bilinçsizce, kalitesiz ürünlerle yapılan perma işlemi, saç sapına ait birtakım hasarlar oluşturur. Matlaşıp, kırılmalarına neden olur.

14 . Mevsim geçişlerinde saçlar daha fazla dökülür.
Doğru.   Doğada hayvanların tüy ve deri değiştirmeleri genelde mevsim değişmelerine isabet eder. İnsanda da buna paralel olarak mevsim geçişlerinde saç dökülmesinde bir artma görülmektedir.

15. Saç dökülmesi irsi olabilir.
Doğru. Saç dökülmesi konusunda hemen herkesin görüş birliğinde olduğu en tutarlı neden budur. Bir Fransız saç uzmanının söylediği gibi, “Sağlıklı saçlara sahip olmak için, sağlıklı saçları olan anne babaya sahip olmak lazım”.

16. Hamilelikte saç dökülmesi doğaldır.
Yanlış. Tam tersine, kadının hamileliği boyunca cildi parlak ve berrak bir görünüm alırken, saçları da daha süratli uzar, kalınlaşır, hacmi artar. Daha önce dökülme varsa bile durur.

17 . Stres saçları döker.
Doğru. Gerek ani sıkıntı ve üzüntü, gerekse devamlı gerginli saç dökülmelerinin önemli nedenlerinden biridir.

18. Kabızlık saçları döker.
Doğru. Gıdalarla alınan biyolojik aktif maddeler (Vitamin, mineral) yeterli ölçüde emilemediğinden görülen kabızlık saç dökülmesinde de etkendir. Emilme bozuklukları artı bazı gıdasal toksinlerin atılamaması saç dökülmesini getirir.

19. Kına saç dökülmesini önler.
Yanlış. Kınanın çeşitli saç şampuanları ve losyonlarına bir katkı maddesi olarak eklendiğini görüyoruz. Kınanın saça canlılık ve parlaklık kazandırdığı halk tarafından da bilinir ancak, saç dökülmesini önlemez.

20 . Defrisaj saçların dökülmesine neden olur.
Doğru. Ancak olay, kullanılan solüsyonlarla ilgili olmayıp, uygulama sırasında saçların aşırı çekiştirilmeleri ile ilgilidir.

21 . Boya saç dökülmesine neden olmaz.
Doğru. Perma yada boya gibi kimyasal maddeler dökülmenin gerçek nedeni olmayıp, görünümde kalitatif değişikliklere neden olmaktadır.

22 . Hızlı kilo vermek saç döker.
Doğru. Hızlı zayıflama rejimlerinde görülen saç dökülmelerini hekimler iki ana nedene bağlamaktadırlar. Birincisi protein, ikincisi ise, enerji yetmezliği. Bu yüzden zayıflama rejimlerinde protein ve karbonhidratı dengeli almak gerekir.

23 . Fön ve elektrikli bigudi saçları döker.
Yanlış.   Aşırı bakım kaygıları içinde fön ve elektrikli bigudi ile yapılan müdahaleler, kırılma ve çatallanma gibi sorunları yaratırken, saçın cansız ve sağlıksız bir görünüm kazanmasına neden olurlar. Ancak dökülme nedeni değildir.

24. Sabunla yıkamak saçları döker.
Yanlış. Atalarımız 20. asrın başlarına kadar şampuan ya da benzer sentetik malzemelerle mi başlarını yıkıyorlardı? Sık sık şampuan değiştirmek saçların dökülmesine yol açar. Çoğunda temizleyici madde olarak bulunan anyonik ve katyonik deterjanlar reaksiyonel yağlanmaya neden olmak suretiyle saç sağlığına olumsuz etki yapra. Bir de sık değiştirme söz konusu, oluca, dökülme gerçekleşebilir.

Saç Dökülme Tipleri - Saç Dökülmesi

NORMAL SAÇ DÖKÜLMESİ
Doğal olarak,saçlar bir çam ağacı gibidir. yılın her mevsimi dökülür ve her mevsimi tekrardan çıkarlar. bütün saçlar yaşam döngülsü nün sonunda döküldüklerinden, saç dökülmesi herkeste bir ölçüye kadar normal sayılabilir. Dinlenme evresinde saçın, köküyle olan bağlantısı gevşer ve saç soğanı cilt yüzeyine doğru ilerler. Zaman içinde olağan saç hareketleri, yıkama ve fırçalama vs.`nin etkisiyle saç kökü daha da gevşer. Bu sürecin sonunda saç teli düşer. Bu şekilde her gün 50-150 arası saç telinin dökülür ve 50-150 arası yeni saç çıkar. Çıkış ve dökülüş arasındaki oranın değiştiği vakit kellik lerde oluşmaya başlar.
Yeni doğan bebeklerin ilk birkaç gününde görülen ani saç dökülmesi veya hamile bir kadında doğumun hemen ertesinde görülen yaygın saç dökülmesi de normal saç dökülmesidir
KİŞİYE BAĞLI SAÇ DÖKÜLMESİ
Kişilerin psikolojik veya organik rahatsızlıkları sonucu genel veye lokal olarak saç kayıpları nı kapsar. Bu rahatsızlık uzun süreler sürebileceği gibi kısa bir süredede gelişebilir. bunların bir kısmı etki eden faktörler ortadan kaldırıldığında geriye dönebilmekte ama büyük bir çoğunluğunda ise kalıcı olarak kalmaktadır.
ANDROGENETİK SAÇ DÖKÜLMESİ
Androgenetik saç dökülmesi tüm dünyada erkek ve kadınlarda en sık görülen saç dökülmesi tipidir . Androjenik saç dökülmesi veya kellik , ya da erkek tipi saç dökülmesi olarak da adlandırılır.
Çok eski tarihi belgelerden de anladışıldığı üzere, androgenetik saç dökülmesi tarih boyunca insanoğlu için bir sorun olagelmiştir. Üstelik evrimsel kanıtlar androgenetik saç dökülmesinin insan ırkının tarihinden de eski bir sorun olduğunu ortaya koymaktadır; zira evrimsel olarak insana en yakın canlılar olan orangutan ve gorillerde de androgenetik saç dökülmesine rastlanmaktadır.
Eski Yunanlı bilim adamları erkek tipi saç dökülmesinin yalnızca ergenlikten sonra görüldüğünü gözlemlemişlerdir. Yine, ergenlikten önce gerçekleştirilen kısırlaştırmanın kelliği önlediğini, ergenlikten sonra yapılan kısırlaştırmanın ise saç dökülmesini durduramadığını tespit etmişlerdir. Bunun nedeni saç köklerinin bir kez dahi olsa androjenlere maruz kaldıktan sonra androjene karşı duyarlı hale gelmeleridir, ki bundan sonra androgenetik saç dökülmesini engellemek mümkün olmamaktadır.
Uzun yıllar boyunca androgenetik saç dökülmesinin cinsel gelişimle bağlantılı, ırsi bir sistemik hastalık olduğu düşünülmüştür. Ne var ki "modern" tıbbın bu inanışı yüzyıllar önce Eski Yunanlı bilim adamları tarafından yapılan, ergenliğe ulaşan herkesin, aile hikayesi ne olursa olsun kel kalabileceği şeklindeki tespitleriyle çelişmekteydi. Nihayet günümüzde, genetik bilimindeki gelişmeler ve erkeklik hormonların kimyası hakkındaki bilgilerin artması sayesinde androgenetik saç dökülmesinin temelinde erkeklik hormonlarının genetik olarak hassas kişiler üzerinde yaptığı etkilerin olduğu çok net olarak bilinmektedir.
" Erkek tipi saç dökülmesi " olarak adlandırılsa da, androgenetik saç dökülmesi kadınları da etkileyebilir ve bu, kadınlarda da en sık görülen saç dökülmesi tipleri ndendir.
ALOPESİ AREATA
Saç kıran olarak da bilinen alopesi areata en çok her iki cinsten genç ve orta yaşlı erişkinlerde görülür. Çoğu vaka kendiliğinden iyileşir; yani gelip geçicidir ve özel bir tedavi gerektirmez. Bu hastalığın nedeni tam olarak bilinmese de, bu saç dökülmesinden, yalnızca saçları etkileyen bir otoimmün süreç sorumlu tutulmaktadır. Hastalarda genellikle madeni para büyüklüğünde, yani 2.5 santimetre çapında bir veya daha fazla dairesel alanda saç dökülmesi görülür bazende alopesi totale denilen tüm saç kaybına yol açar. Son zamanlarda bütün bunların altında psikolojik kökene bağlı etmenlerin olduğu düşünülmektedir.
ANAjEN EFLUViUM
Anajen Effluvium radyasyona veya bazı kimyasal maddelere maruziyet sonrası meydana gelen ani saç dökülmesine verilen addır.
Bu tip saç dökülmesi en çok kanser hastalarına uygulanan kemoterapi veya radyoterapilerden sonra görülmektedir. Bu vakalarda saç kökleri dinlenme evrelerini atlar ve maruziyeti takiben 1-3 hafta içinde ani saç dökülmesi meydana gelir.
Kemoterapinin neden olduğu Anajen Effluvium çoğunlukla geri dönüşümlüdür, oysa sebebin radyoterapi olduğu saç dökülmesi vakalarında geri dönüşüm çok nadirdir.
TELOjEN EFLUViUM
Bu tip saç dökülmesi, bazı stres olaylarını takiben meydana gelir. Ani ve şiddetli stres dökülen saçların sayısında artışa neden olmaktadır.
Saç dökülmesine neden olan stresin kaynağı doğum yapmak, hamileliği sona erdirmek, doğum kontrol hapları kullanmaya başlamak veya son vermek, menopoz öncesi dönem, diyet
ilaçları, bazı duygusal sorunlar vs. olabilir.
Bu olaylar saçın dinlenme evresinde geçirdiği süreyi kısaltır ve bu evreyi takiben çok sayıda saç dökülür.
YARA NEDENLİ SAÇ DÖKÜLMESİ
Bir deri bölgesinde hasara neden olan fiziksel veya kimyasal travmalar saç köklerinin iltihaplanmasına bağlı olarak o bölgedeki saçların da dökülmesine neden olur. Saç köklerine hasar veren bazı saç hastalıkları da mevcuttur. Bunlar yıkıcı deri tümörleri, granülomlar, sistemik lupus eritematosus, skleroderma, kıl kökü liken planusu, saç kökünün ciddi bakteriyel, viral ve mantar enfeksiyonları (folikülit) gibi hastalıklardır

Saç Dökülmesine Karşı öneriler - Saç Dökülmesi

Beslenmenizden mevsim değişikliklerine pek çok faktör saçlarınızı etkileyebilir ve dökülmelerine sebep olabilir. Bir uzmana danışmak en iyisidir ama kendiniz de evde saçlarınızı besleyecek uygulamalar yapabilirsiniz. aç dökülmesi, kadınlarda da sıkça rastlanan bir rahatsızlık. Bu, stres, vitamin eksikliği gibi nedenlerden kaynaklanabileceği gibi, mevsimsel değişiklikler de saç dökülmesini olumsuz etkiler. Peki saç dökülmesi için siz , kendiniz ne yapabilirsiniz? İşte bazı öneriler...


* Saç derinize ve saçlarınıza hindistancevizi sütü veya aloe vera jeliyle masaj yapın. Bunu başınızda yarım saat kadar tuttuktan sonra, ılık suyla durulayın. Haftada 3 kez tekrarlayın.

* Saç derinize ve saçlarınıza bal ve yumurtanın sarısıyla masaj yapın. Başınızda yarım saat kadar tuttuktan sonra, durulayın.

* 2-3 hafta boyunca, her öğünde bir bardak suya bir çay kaşığı elma sirkesi karıştırarak için.

* Saçlarınızı beslemek için elma sirkesi ve adaçayını karıştırarak, saçınızı bu karışımla durulayın.

* Sıcak zeytinyağı, bal ve 1 çay kaşığı toz halinde tarçını karıştırıp macun haline getirdikten sonra, banyodan önce 15 dakika boyunca uygulayın.

* Saçların azaldığı kısımları kızarana dek soğanla ovun, ardından da bal sürün.

* Eşit miktarda ılık keneotu ve badem yağını karıştırıp, haftada bir saç derinize masaj yapın.

* Misket limonu çekirdekleri ile kara biber tohumlarını bira suyun içinde eşit sayıda öğütün ve düzenli olarak saç deriniz üzerine uygulayın.

* 1 fincan hardal yağını 4 çorbakaşığı kına yaprağı ile kaynatın. Süzdükten sonra kalan sıvıyı bir şişeye doldurun ve saç derinize düzenli olarak masaj yaparak uygulayın.

Saç Dökülmesinin Sebepleri - Saç Dökülmesi

Androgenetik saç dökülmesi erkeklik hormonlarının genetik yatkınlığa sahip
saç kökleri üzerindeki etkilerinin bir sonucudur. Erkeklik hormonlarının bir
diğer adı androjenlerdir androgenetik saç dökülmesinin tanımı bundan
kaynaklanmaktadır. Androgenetik saç dökülmesinde rol oynadığı düşünülen üç
önemli faktör vardır ve bunlar birbirleriyle yakından ilişkilidir.

1. GENLER

Androgenetik saç dökülmesi kişinin kromozomlarında belli bir genetik kodun
olmasına bağlıdır. Bir veya daha fazla gen üzerinde taşınan bu kod anne veya
babadan kalıtılabilir.

Toplumda kelliğin anne tarafından aktarılan bir genin erkek çocuklarda
tanımlanmasıyla ortaya çıktığı şeklinde yaygın bir inanış vardır. Androgenetik
saç dökülmesi olan hastaların kromozomlarının genetik incelemesi bu inanışın iki
bakımdan yanlış olduğunu ortaya koymuştur: Öncelikle, androgenetik saç dökülmesi
otozomal dominant olarak kalıtılmaktadır, yani sorumlu gen(ler) anneden veya
babadan gelebilmektedir. İkinci olarak, bu genetik kod hem erkeklerde, hem de
kadınlarda tanımlanabilmekte, dolayısıyla hem kız, hem de çocuklar ileride bu
tip saç dökülmesine maruz kalabilmektedir.

Üzerinde ısrarla durulması gereken bir nokta da sorumlu gen(ler)i taşıyan
herkeste androgenetik saç dökülmesinin gerçekleşmeyeceğidir. Bir genin aktif
olabilmesi için kişinin vücudunda "tanımlanması" gerekir. Belli bir genin
tanımlanması ise hormonlar, yaş, stres düzeyi vs. gibi pek çok faktöre bağlıdır.
Dolayısıyla eğer bir kişinin saçı dökülmüyorsa bunun iki sebebi olabilir: Ya o
kişi saç dökülmesinden soruml
u gene sahip değildir, yahut varolan gen tanımlanmamıştır.

Androgenetik saç dökülmesinden tek başına sorumlu olan gen veya gen kümesi henüz
keşfedilememiştir. Fakat bilim adamları bu gen(ler)in erkeklik hormonlarının,
5-alfa redüktaz enziminin ve saç köklerindeki androjen reseptörlerinin
sentezinde etkili olduğundan şüphe duymamaktadırlar. Bunlar erkek tipi saç
dökülmesinde rol oynadığı bilinen üç ana faktördür. 5-Alfa redüktaz enzimi bir
erkeklik hormonu olan testosteronu daha aktif bir formu olan dihidrotestosterona
(DHT) çevirir. DHT de saç köklerindeki androjen reseptörlerine bağlanarak
etkisini gösterir.

Genetik mühendisliği ve tıbbi genetikteki gelişmeler sayesinde erkek tipi saç
dökülmesinden sorumlu olan gen(ler) fazla uzak olmayan bir gelecekte bulunacaktır. Bu buluş bize sadece androgenetik saç dökülmesini tedavi etme imkanı değil, aynı zamanda bunun ileride ortaya çıkma riskini yeni doğan bir bebekte bile tespit etme olanağı verecektir.

2. HORMONLAR

Androgenetik saç dökülmesinin oluşum mekanizmalarında rol oynayan hormonlar
androjenler olarak da adlandırılan erkeklik hormonlarıdır. "Androjenler nasıl
kellik yapar?" sorusunun cevabını vermek çok da kolay değildir. Androjenler pek
çok yaşamsal mekanizma üzerinde önemli etkilere sahiptirler. Etkilerini diğer
hormonlar gibi hücre zarı üzerindeki veya hücre içindeki reseptörlere bağlanarak
gerçekleştirirler. Bir saç kökünü farklı türden androjenler etkileyebilir ve
vücudun farklı bölgelerindeki saç kökleri aynı androjene farklı cevaplar
verebilir. Örneğin, koltuk altındaki kılların büyümesini sağlayan androjenler,
kafa derisindeki saçların dökülmesine neden olmaktadır.
Saç dökülmesi sürecinde iki tip androjen rol oynar. Bunlar testosteron ve
dihidrotestosterondur (DHT). Dihidrotestosteron adından da anlaşılacağı üzere
bir testosteron türevidir. 5-Alfa redüktaz enziminin görevi göreceli olarak
inaktif olan testosteronu, daha aktif bir formu olan dihidrotestosterona
çevirmektir. DHT saç kökleri üzerindeki her tip androjen reseptörüne kolaylıkla
bağlanıp kuvvetli etkisini gösterebilir. Testosteronun da saç kökleri üzerinde
etkisi vardır, fakat bu DHT''''ninkinden çok daha zayıf bir etkidir. Dolayısıyla
saç köklerinin içinde ve çevresinde, özellikle dermal papillada çok sayıda
bulunan 5-alfa redüktazın androgenetik saç dökülmesi sürecinin anahtar enzimi
olduğu söylenebilir.
Bu iki hormonun saç köklerindeki reseptörleriyle etkileşmeleri kafa derisini
kaplayan saçlarda bir takım değişimlere neden olur. Zaman içinde terminal
saçların büyüme (anajen) evreleri kısalır. Katajen (ara) ve telojen (dinlenme)
evrelerinin sürelerinde bir değişiklik olmadığından, sonuç olarak dinlenme
dönemindeki saç köklerinin sayısı ve oranı artar. Katajen ve telojen dönemindeki
köklerin normalde %10 olan oranı %20''''ye çıkar. Daha fazla saçın dinlenme
döneminde olması da, daha fazlasının dökülmesi sonucunu doğurur. Etkilenen saç
kökleri kısalır ve incelir. Bunun sonucu olarak buralardan daha ince, kısa ve
zayıf saçlar çıkar.
Her erkek ve kadında androjen hormonları ve bunların reseptörleri mevcut olduğu
halde niçin herkeste saç dökülmesi görülmediği sorulabilir. Bu sorunun gerçekten
tatmin edici bir cevabı yoktur. Yine de bazı fikirler öne sürülmektedir ve
bunların başlıcalarına aşağıda kısaca değinilmektedir:
Androgenetik saç dökülmesi olan kişilerin saç köklerindeki androjen
reseptörlerinin sayısı normalden fazladır. Bunun sonucu olarak kanlarındaki
androjen düzeyi normal olmasına rağmen, androjenler bu kişilerin saç folikülleri
üzerinde daha belirgin bir etki yaratmaktadırlar.
Saçı dökülen kişilerin saç köklerindeki androjen reseptörleri normalden daha
hassastır. Bu da kanda normal düzeyde bulunan androjenlerin saç köklerini daha
fazla etkilemesine neden olmaktadır.
Saçların döküldüğü bölgelerde 5-alfa redüktaz enziminin aktivitesi daha
yüksektir. Dolayısıyla buralarda daha fazla testosteron dihidrotestosterona
çevrilmektedir. DHT''''nin testosterona oranı ne kadar büyük olursa saç dökülmesi
de o kadar hızlı olur.

YAŞLANMA

Unutulmamalıdır ki, yukarıda bahsi geçen faktörlerin ikisi birden mevcut olsa
dahi, bu, androgenetik saç dökülmesinin başlaması için yeterli olmamaktadır.
Saçların dökülmeye başlaması için saç köklerinin belli bir süre boyunca
androjenlerin etkilerine maruz kalmaları gerekir. Bu süre kişiden kişiye,
genetik tanımlamaya ve kandaki androjen düzeyine bağlı olarak değişebilir.
Bunun yanında, kişi yaşlandıkça belli orandaki saçı kısalır ve incelir.
Androgenetik saç dökülmesine yatkınlık olsa da, olmasa da, sadece yaşa bağlı
olarak gerçekleşen bu sürece minyatürizasyon denir. Bunun sonucunda
minyatürizasyona uğrayan saçlar dökülür ve işlevsel saç köklerinin sayısında bir

Saç Dökülmesi Tipleri - Saç Dökülmesi

NORMAL SAÇ DÖKÜLMESİ

Doğal olarak, bütün saçlar yaşam döngülerinin sonunda döküldüklerinden, saç
dökülmesi herkeste bir ölçüye kadar normal sayılabilir. Dinlenme evresinde
saçın, köküyle olan bağlantısı gevşer ve saç soğanı cilt yüzeyine doğru ilerler.
Zaman içinde olağan saç hareketleri, yıkama ve fırçalama vs.''''nin etkisiyle saç
kökü daha da gevşer. Bu sürecin sonunda saç teli düşer. Bu şekilde her gün
50-150 arası saç telinin dökülmesi normaldir. Takip eden günlerde saç kökü,
dökülenin yerini almak üzere yeni bir saç çıkarır.

Her gün kaç saç telinin döküleceği, kişinin toplam terminal saç sayısı,
saçlarının yaşam döngüsünün ortalama süresi, saçlarının maruz kaldığı fiziksel
etkiler (şampuanlama, fırçalama) vs. gibi faktörlere bağlıdır. Kopan ve kırılan
saç telleri de dikkate alınmalıdır, çünkü bunlar görünürde dökülen saç sayısını
artırmaktadırlar. Aslında, döküldüğü sanılan saçların çoğu bazı sebeplerden
ötürü kırılmış olan saç telleridir.

FİZYOLOJİK SAÇ DÖKÜLMESİ

Bu tip saç dökülmesi genellikle geri dönüşümlüdür. Yeni doğan bebeklerin ilk
birkaç gününde görülen ani saç dökülmesi veya hamile bir kadında doğumun hemen
ertesinde görülen yaygın saç dökülmesi fizyolojiktir. Erişkinliğe doğru düz ön
saç çizgisinin kaybolması da fizyolojik saç dökülmesi olarak kabul edilir, fakat
bu saç dökülmesi geri dönüşümlü değildir.

ANDROGENETİK SAÇ DÖKÜLMESİ

Androgenetik saç dökülmesi tüm dünyada erkek ve kadınlarda en sık görülen saç
> dökülmesi tipidir. Androjenik saç dökülmesi veya kellik, ya da erkek tipi saç
dökülmesi olarak da adlandırılır.

Çok eski tarihi belgelerden de anladışıldığı üzere, androgenetik saç dökülmesi
tarih boyunca insanoğlu için bir sorun olagelmiştir. Üstelik evrimsel kanıtlar
androgenetik saç dökülmesinin insan ırkının tarihinden de eski bir sorun
olduğunu ortaya koymaktadır; zira evrimsel olarak insana en yakın canlılar olan
orangutan ve gorillerde de androgenetik saç dökülmesine rastlanmaktadır.

Eski Yunanlı bilim adamları erkek tipi saç dökülmesinin yalnızca ergenlikten
sonra görüldüğünü gözlemlemişlerdir. Yine, ergenlikten önce gerçekleştirilen
kısırlaştırmanın kelliği önlediğini, ergenlikten sonra yapılan kısırlaştırmanın
ise saç dökülmesini durduramadığını tespit etmişlerdir. Bunun nedeni saç
köklerinin bir kez dahi olsa androjenlere maruz kaldıktan sonra androjene karşı
duyarlı hale gelmeleridir, ki bundan sonra androgenetik saç dökülmesini
engellemek mümkün olmamaktadır.

Uzun yıllar boyunca androgenetik saç dökülmesinin cinsel gelişimle bağlantılı,
ırsi bir sistemik hastalık olduğu düşünülmüştür. Ne var ki tıbbın bu inanışı yüzyıllar önce Eski Yunanlı bilim adamları tarafından yapılan, ergenliğe
ulaşan herkesin, aile hikayesi ne olursa olsun kel kalabileceği şeklindeki
tespitleriyle çelişmekteydi. Nihayet günümüzde, genetik bilimindeki gelişmeler
ve erkeklik hormonların kimyası hakkındaki bilgilerin artması sayesinde
androgenetik saç dökülmesinin temelinde erkeklik hormonlarının genetik olarak
hassas kişiler üzerinde yaptığı etkilerin olduğu çok net olarak bilinmektedir.

Erkek tipi saç dökülmesi" olarak adlandırılsa da, androgenetik saç dökülmesi
kadınları da etkileyebilir ve bu, kadınlarda da en sık görülen saç dökülmesi tipidir.

ALOPESİ AREATA

Saç kıran olarak da bilinen alopesi areata en çok her iki cinsten genç ve orta
yaşlı erişkinlerde görülür. Çoğu vaka kendiliğinden iyileşir; yani gelip
geçicidir ve özel bir tedavi gerektirmez. Bu hastalığın nedeni tam olarak
bilinmese de, bu saç dökülmesinden, yalnızca saçları etkileyen bir otoimmün
süreç sorumlu tutulmaktadır. Hastalarda genellikle madeni para büyüklüğünde,
yani 2.5 santimetre çapında bir veya daha fazla dairesel alanda saç dökülmesi
görülür.

KİŞİYE BAĞLI SAÇ DÖKÜLMESİ

Bilinçli veya bilinçsiz olarak, kişinin kendi saçına verdiği zarar bazen saç dökülmesine neden olabilir.

Bu saç dökülmesi iki şekilde gerçekleşebilir:

Trikotillomani:
Bu tip saç dökülmesi daha çok çocukluk çağında görülür. Kız
çocuklarda, erkek çocuklara göre daha yaygındır. Trikotillomani takıntı halinde,
sürekli saçlarıyla oynayan veya saçlarını çekiştiren kişilerde görülür. Bu da bu
rahatsızlığın psikolojik bir temeli olduğunu göstermektedir.

Traksiyon kelliği:
Bu tip saç dökülmesine, bazı saç modellerinin veya saça tespit edilen saç sistemlerinin saç tellerine uyguladığı sürekli çekme ve germe kuvvetleri neden olmaktadır.

ANAjEN EFLUViUM
Anajen Effluvium radyasyona veya bazı kimyasal maddelere maruziyet sonrası
meydana gelen ani saç dökülmesine verilen addır.

Bu tip saç dökülmesi en çok kanser hastalarına uygulanan kemoterapi veya
radyoterapilerden sonra görülmektedir. Bu vakalarda saç kökleri dinlenme
evrelerini atlar ve maruziyeti takiben 1-3 hafta içinde ani saç dökülmesi
meydana gelir.

Kemoterapinin neden olduğu Anajen Effluvium çoğunlukla geri dönüşümlüdür, oysa
sebebin radyoterapi olduğu saç dökülmesi vakalarında geri dönüşüm hemen hemen
imkansızdır.

TELOjEN EFLUViUM

Bu tip saç dökülmesi, bazı stres olaylarını takiben meydana gelir. Ani ve
şiddetli stres dökülen saçların sayısında artışa neden olmaktadır.

Saç dökülmesine neden olan stresin kaynağı doğum yapmak, hamileliği sona erdirmek, doğum kontrol hapları kullanmaya başlamak veya son vermek, menopoz öncesi dönem, diyet.

ilaçları, bazı duygusal sorunlar vs. olabilir. Bu olaylar saçın dinlenme evresinde geçirdiği süreyi kısaltır ve bu evreyi takiben çok sayıda saç dökülür.

YARA NEDENLİ SAÇ DÖKÜLMESİ

Bir deri bölgesinde hasara neden olan fiziksel veya kimyasal travmalar saç
köklerinin iltihaplanmasına bağlı olarak o bölgedeki saçların da dökülmesine
neden olur. Saç köklerine hasar veren bazı hastalıklar da mevcuttur. Bunlar
yıkıcı deri tümörleri, granülomlar, sistemik lupus eritematosus, skleroderma,
kıl kökü liken planusu, saç kökünün ciddi bakteriyel, viral ve mantar
enfeksiyonları (folikülit) gibi hastalıklardır.
Health Blogs - BlogCatalog Blog DirectoryBlog Linkleri Link Dizini Saglik Bilgileri