| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Saç Bakımı,saç bakımı ,saç dökülmesi,Bob Saçlar,Saç Trendleri 2009,Bebek Saç Modelleri,Faux Hawk Punk Rock,Saç ve Şampuan,Saç Oyunları,Saç Maskeleri,Saç Renkleri,Saç Kepek Sorunu,Saç Doğal Bakım,Saç Sorunları,Gelin Saç Modelleri,Saç Mezoterapisi,Topu

saç bakımı ,saç dökülmesi,Bob Saçlar,Saç Trendleri 2009,Bebek Saç Modelleri,Faux Hawk Punk Rock,Saç ve Şampuan,Saç Oyunları,Saç Maskeleri,Saç Renkleri,Saç Kepek Sorunu,Saç Doğal Bakım,Saç Sorunları,Gelin Saç Modelleri,Saç Mezoterapisi,Topuz Modelleri,Saç Tokaları,Saç Tasarımı,Saç Videoları,Saç Tipleri & Özellikleri,Örgülü Saç Modelleri

Yazılar arşiv 03.2009 Other entries in 2009-03 resimler, videolar

Kanser Tedavilerinde Neden Saç Dökülür - Saç Dökülmesi

Kanser tedavisi mutlaka saç dökülmesine neden olur mu?

Kanser tedavisinde kullanılan ilaçlardan önemli bir kısmı saç dökülmesine neden olur, ama her ilaç dökmez. Bir hastanın tedavisinde kullanılacak ilaç saç dökmesine veya dökmemesine göre değil ilacın etkinliğine göre seçilir. Önemli olan hastayı tedavi edebilmek, enazından hastaya yararlı olabilmektir. İlaç tedavisi ile dökülen saç tedavi bitiminde tekrar çıkar, hastanın saçı eski halini alır

Kemoterapi neden saç döker?

Kemoterapi, kanser hücrelerini öldürmek için kansere karşı ilaçlar kullanan bir tedavi yöntemidir. İlaçlar kanser hücrelerine saldırarak büyümelerine engel olmak suretiyle çalışır. Ancak ne yazık ki kıl kökleri gibi aynı zamanda bedendeki normal hücreleri de etkileyebilir. Bu da “alopecia” olarak bilinen saç dökülmesine neden olur. Kanser hücrelerinden farklı olarak normal hücreler kendilerini çabuk yeniler. Dolayısıyla kemoterapi sonucunda saçlar döküldüğünde tedavinin bitiminde yeniden uzarlar.

Bütün kemoterapi ilaçları saç dökülmesine neden olur mu?

Hayır. Kimi zaman bu dökülme o kadar az olur ki fark edilmez bile. Ancak bazı insanlar, geçici olarak kısmi ya da tam kellik yaşayabilirler. Bazı kemoterapi ilaçları ise vücudun başka yerlerindeki tüylerin dökülmesine neden olur, kaşlar, kirpikler, göğüs, koltukaltı bacak ya da pübik tüyler gibi. Dökülen tüy miktarı, kullanılan ilaca, kullanılan doza ve vücudun ilaca verdiği tepkiye bağlıdır... Bazı kanser tedavileri gören kadınlar kılların azalmasını “birkaç ay boyunca bacaklardaki, kasıklardaki ya da koltukaltlarındaki kılları almamanın yarattığı keyif” olarak da yaşayabilirler.

Eğer kıl dökülmesi ortaya çıkacaksa, ki bu genellikle kemoterapiye başladıktan sonraki birkaç hafta içinde ortaya çıkar, nadiren bunun ilk birkaç günde görüldüğü de olur. İlk olarak saçı tararken, yıkarken ya da sabah yastığa dökülen saçlardan fark edilir. Bazı kişilerin ise saçları sadece incelir, kurur ve kolay kırılır hale gelir. Bazı insanlarınki ise birkaç hafta boyunca saç kalmayana kadar dökülmeye devam eder. Kimi zaman saç kaybı bir iki gün içinde olur ancak bu pek te sık karşılaşılan bir durum değildir.

Kemoterapi ile dökülen saçlar yeniden çıkar mı?

Saçlar tedavinin tamamlanmasından önce bile yeniden çıkmaya başlayabilir. İlk başlarda saçlar çok ince olacaktır ama 3-6 ay arası bir sürede eski haline geri gelir. Saçın eskisinden daha dolgun ya da kıvırcık olması mümkündür, hatta rengi de bir miktar farklı olabilir. Kimi zaman bu koyu renk ve beyaz saçın bir karışımı olarak ortaya çıkar.

Işın tedavisi – Radyoterapi de saç dökülmesine neden olur mu?

Radyoterapi kanser hücrelerini yüksek enerji yüklü ışınlarla yok etmeyi amaçlayan bir tedavi yöntemidir ve normal hücrelere mümkün olduğunca az zarar vermeye çalışır. Kemoterapiden farklı olarak radyoterapide sadece tedavinin uygulandığı bölgede tüy dökülmesi görülür. Örneğin eğer radyoterapi başa uygulanmaktaysa muhtemelen saçlarda bir miktar dökülme olacaktır. Eğer meme kanseri için tedavi yapılıyorsa ve bu koltuk altını da içeriyorsa, koltuk altı kılları dökülecektir...

Saçların dökülmesinin bu tedavi sırasında psikolojik etkisi nasıl olur?

Kadın olsun erkek olsun birçok kişi, saçlarını görünüşlerinin önemli bir parçası olarak algılar. Bazıları için saçlarının dökülmesi öfke, kızgınlık, utanç gibi duygulara neden olabilir. Tedavi süresince hastalar birçok değişiklikle baş etmek durumunda kalır, bunların üzerine bir de saçların dökülmesi son damla gibi gelebilir. Bunun yanı sıra saçların kaybı kişiye “kanser” olduğunu sürekli olarak hatırlatarak kendini zayıf, çaresiz ve “damgalanmış” gibi hissettirebilir.

 Eğer kaş ve kirpikler de döküldüyse bu daha da rahatsızlık verebilir. Gösterilen tepkiler tamamen normaldir ve saçların dökülmesini kabullenmek zaman alacaktır. Saçların dökülmesi bazı kişiler için “şok” edici olarak bazı kişiler içinse “beklediğim kadar kötü değil” şeklinde ifade edilebilir. “Beklediğim kadar kötü değildi” ifadesini kullanan bir kadın “saçların dökülmesi o kadar da kötü bir şey değil, farklı peruklar ve saç modelleriyle görünüşümü hergün yenileyebiliyorum, aslında daha öncekinden çok daha fazla iltifat alıyorum, hatta insanlar “saçımı nerde yaptırdığımı” bile sorabiliyor peruğum için” şeklinde duygularını bizimle paylaşmıştı.

Saçların dökülmesine diğer kişilerin verdiği tepkiler de bununla baş etmeyi zorlaştırabilir. Bazen saçsız görünümden rahatsız olan ve aslında ne diyeceklerini de pek bilemeyen insanlarla biraradayken, bu konuyu önce sizin açmanızın faydası olabilir. Bu konuda kişinin rahatça konuştuğunu gördüklerinde muhtemelen daha fazla yardımcı olmaya çalışacaklardır. Saçları dökülmüş başka kişilerle de konuşulabilir ve muhtemelen kişiler birbirlerine işe yarayacak önerilerde bulunabilirler. Kanser tedavileri nedeniyle ortak problemler yaşayan kişiler için oluşturulan destek gruplarına katılınabilir.

Bu dönemde peruk kullanmayı öneriyor musunuz?

Elbette öneriyoruz, ama bazı hastalar saçlarını iyice traş edip peruksuz dolaşmayı dahi tercih edebiliyorlar. Peruk takan kişiler her ne kadar herkesin bunu fark edeceğini varsayıyorlarsa da durum pek de böyle değildir. Günümüzde insanların saçlarının modelini ve rengini tamamen değiştirmeleri son derece normal bulunmakta hatta desteklenmektedir. İnsanlar çoğunlukla çocukları kendilerini saçsız görünce korkacak diye endişe eder, ancak çocuklar genellikle bu tür değişiklikleri yetişkinlerden daha kolay kabullenir. Gerçekte saç dökülmesinde yaşanan, algılanan şey bir “kayıp” yaşantısıdır.

Bazı kanser hastaları ve yakınları kanser gibi bir hastalıkla yaşarken saç dökülmesine takılmanın bir ayrıntı, kibir olduğunu düşünebilir. Burada önemli olan nokta şudur ki; içinde yaşanan kültürün tavrı ne olursa olsun, kayıp insanları farklı şekillerde etkiler. Saçları dökülen bazı insanlar bundan rahatsız olmaz. “dazlak güzeldir” diye kafalarını kazıyabilirler. Yul Brenner “Kral ve Ben” filminden sonra bir daha hiçbir zaman saçlarını uzatmamış ve bütün kariyerini bu görünüşü üzerine kurmuştu. Bazı insanlarsa, tam tersi olarak yoğun bir kayıp hissi yaşayabilirler.

 Kaygılı ve depresif olabilir, kendine güvenlerini kaybedebilir ve kendilerini dünyadan gittikçe daha fazla çekebilirler. Peruk takmak gibi kelliği saklama çabaları, koşmak, yüzmek, spor yapmak ya da terleyecekleri ya da rüzgarlı yerlerde olmak gibi bazı şeylere engel olabilir. Yakın ilişkiler kurmaktan kaçınır olabilirler. Bunlar da fiziksel ve duygusal sağlıkları üzerinde olumsuz etkiler yaratabilir. Bu durumda saç dökülmesiyle ortaya çıkan kaybı geçiştirmeye çalışmak sadece bir “ayrıntı”, bir “kibir” midir?

Saç bakımı…

Hafif saç bakım ürünleri kullanın, bebe şampuanı gibi ve saçların ve saç derisinin kurumasını önleyen ürünler olmalarına özen gösterin.
Saçınızı yumuşakça tarayın, bebek fırçası kullanabilirsiniz, özellikle saç deriniz hassassa. Kalın taraklar kullanın.
Gece bone ya da benzeri bir şey takın. Bu kökleri gevşemiş olan saçlarınızı koruyacaktır.
Saç kurutma makinesinin fazla sıcak olmamasına özen gösterin, bu saçlarınızı kurutup kırılmalarına sebep olacaktır.
Saçınızı sıkı sıkı toplamamaya özen gösterin, bu saçlarınızı kırıp zarar verebilir.

Bigudi takıp yatmayın.
Dengesiz beslenme, stres ve alkol saçınızı kötüleştirir, dolayısıyla mümkün olduğunca iyi beslenin (bol bol meyve sebze yiyin), alkol alımınızı ve mümkünse stres yaratan durumları kontrol altına alın.
Saç derisine hafifçe masaj yapmak saç diplerindeki kan dolaşımını geliştirir.
Perma yaptırmayın, bu saçınızı daha da kurutur.
Doğal saç boyaları kullanın.

Saç Dökülmesine Farklı ve Pratik Çözümler - Saç Dökülmesi

Elbette gür ve sağlıklı saçlara sahip olmak güzel bir şey. Ama bir gün gelir, istemeden o güzelim saçlarınıza veda etmek zorunda kalırsanız paniklemeyin. Çünkü günümüz yöntemleriyle tekrar eskisi gibi güzel saçlara kavuşmak mümkün.

Kadınların yüzde 40''ı, erkeklerin ise yaklaşık yüzde 50''si yaşamlarının bir bölümünde saç dökülmesi sorunu yaşıyor. Aslında saç dökülmesinin çeşitli sebepleri bulunuyor. Ancak bunları genel olarak iki grupta toplamak mümkün. Birincisi; dış çevreyle, ikincisi ise; insanın yapısıyla ilgili. Kalıtsal faktörler, hormon bozuklukluğu, sağlıksız beslenme nedeniyle vücutta ihtiyacı olan maddelerin eksikliği ya da fazlalığı iç etkenler arasında sıralanabilir. Mevsimsel şartlar, hava kirliliği, uygunsuz saç bakımı, stres gibi faktörler de dış şartlar grubuna dahil edilebilir.

Uzmanlar, 40 - 50 yaşları arasında her 10 erkekten 4''ünde belirgin bir saç kaybı bulunduğunu, yaş ve genetik özellikler sonucu ortaya çıkan (androgenetik) saç dökülmesinin 10, 20 ya da 30''lu yaşlarda da başlayabildiğini belirtiyor. Kadınlarda ve erkeklerde saç kaybının farklı şekillerde ortaya çıkabileceğini belirten uzmanlar, erkeklerde alın köşeleri ve tepe bölgelerinde saç dökülmesi görülürken, kadınlarda tepe bölgesinde kısmi bir saç dökülmesi ile karşılaşıldığını anlatıyor.

Kadın ve erkek arasındaki fark

Erkeklerde: Saç dökülmesi daha çok hormonal sorunlardan kaynaklanıyor. Çok daha hızlı seyrettiği için tedavide çabuk davranmak önemli. Çünkü saç dökülmesine sebep olan enzimler, normalde 3 - 4 yıl olan saçın yaşam süresini 1 - 2 yıla indiriyor. Bu yüzden yeni saçların oluşum süreleri kısalıyor ve onlar da sağlıklı olmuyor. Bu sürecin sonucunda saç dokusu giderek güçsüzleşiyor ve sonunda ölüyor. Erkeklerde saç dökülmelerini önlemek için lokal tedaviler, uygun vitaminler ve ek olarak stresi azaltacak ilaçlar tercih ediliyor, hormon tedavisi ise özel durumlar dışında önerilmiyor.

Kadınlarda: Kadınlardaki erkek tipi saç dökülmesi çoğunlukla 18 - 44 yaşları arasında görülüyor. Dökülmeyi başlatan nedenin temelinde genellikle büyük bir stres ya da gerginlik yatıyor. İlk belirtileri; saçların güçsüzleşmesi, incelmesi ve tepeden yavaş yavaş başlayan dökülmelerdir. Ancak kadınlarda erkeklerdeki gibi tam bir kellik çok nadir görülür. Saç dökülmesinin yanı sıra deride yağ bezlerinin çalışmasını bozan bir hastalık oluşabilir. Bu durumda bir hormon ölçümü yaptırmak gerekir.

Saç nakli ameliyat gerektiriyor

Saç dökülmesinden kaynaklanan hafif kelliklerde, cerrahi yöntemlerle saç nakli yapılabiliyor. Uzman kişi, ameliyatı yaptırmak isteyen kişiye önceden geçirilen hastalıklar, yaşam koşulları, aile hikayesi gibi kişisel bilgilerden oluşan çeşitli sorular soruyor. Ardından saç derisi muayene edilerek, ameliyatın yapılıp yapılmayacağına karar veriliyor.

Ameliyat lokal anestezi altında uygulanıyor. Ameliyat esnasında ense bölge sinden bir şerit halinde, üzerinde çok sayıda saç kökü bulunan ince bir kesit alınıyor ve saçın olmadığı bölgelere mikrocerrahi uygulamayla dağıtılarak ekiliyor. İşlem kolay uygulanıyor ve acı vermiyor. Şeridin alındığı yer sonra cerrahi yöntemle kapatılıyor. Fakat ekilebilen saç miktarı kısıtlı olduğundan, eğer kellik fazlaysa, birden fazla ameliyat gerekebiliyor. Burada amaç, saçlara herhangi bir sunilik olmadan, gür bir görüntü kazandırmak.

Ameliyattan sonra ilk bir ay içinde, ekilen saçlar dökülüyor. Ancak ortalama 3 ay gibi bir süre sonra saç köklerinden yeni ve kalıcı saçlar çıkmaya başlıyor. Bunlar da, normal saçlar gibi ayda ortalama 1 cm uzuyor. Bu saçlar da ömür boyu kalıyor. Ekilen saçların bakımı veya kesimi, normal saçlardan farklı olmuyor.

Saç nakli her yaşta uygulanabiliyor. Ancak ameliyat yoluyla uygulanan saç nakli, şeker hastalığı, diyaliz gerektiren böbrek rahatsızlığı, karaciğer ya da ağır kalp hastalığı olan kişilere uygulanmıyor. Bunların dışında herhangi bir kısıtlama bulunmuyor.

Protez saçlar ameliyatsız uygulanır

Ameliyat olmak istemeyenler, protez saçı tercih edebilir. Protez uygulamasına başlamadan önce, uygulamanın yapılacağı bölge inceleniyor ve saçların dökülme riskinin devam ettiği yerler de gözden geçiriliyor. Ardından başın kalıbı ve saçtan örnekler alınıyor. Bunlar, yurtdışına protezin hazırlanacağı merkeze gönderiliyor. Burada suni, hava ve suyu geçiren, gözenekleri olan ikinci bir deri hazırlanıyor. Saç bankalarından temin edilen numune saçlar, hazırlanan bu deriye saçların çıkış yönüne göre tek tek ekiliyor.

Sorunlu bölgeyi tamamen kamufle edecek özelliklere sahip olan bu protez, özel odalarda ve ortalama 2 saat süren işlemle uygulanıyor. Protezin deriye yerleştirilmesi özel bir yapışkanla veya mikro tüplerle gerçekleşiyor. Ardından kişinin istediği modele göre saç kesimi yapılıyor ve saçlar şekillendiriliyor. Protezin altındaki saçlar, hava ve suyu geçirdiği için canlılığını kaybetmiyor. Bir tek seansla istenilen gürlükte saçlara sahip olunabiliyor.

Saç protezi yaptırdıktan sonra kişi herhangi bir hareket kısıtlamasıyla karşılaşmıyor. Yani banyo yapabiliyor, saçını tarayabiliyor ya da denize girebiliyor. Protez saçları diğer saçlardan ayırt etmek mümkün olmuyor.

Saç bakımı ihmal edilmemeli

Protezin yerleştirildiği bölgedeki saçlar düzenli olarak kesilmezse, bir potluk görüntüsü oluşabiliyor. Bu nedenle mutlaka kuaför bakımı yapılması gerekiyor. Bu bakım protezin uygulandığı merkezde yapılmalı. Çünkü protezin çıkarılıp tekrar yerleştirilmesi gerekiyor. Ardından saçlara bakım uygulanıyor. Normal saça yapılan tüm bakım ve uygulamalar protez saça da yapılabiliyor. Ancak tercih edilen malzemelerin iyi olması gerekiyor.

Doğal yöntemlerle saçlarınızı canlandırın

1- Soyulmuş yarım avokadoyu iyice ezin. İçine 2 adet bıldırcın yumurtası, bir çorba kaşığı susamyağı koyup karıştırın ve saç diplerinize sürün. Streç filmle sarıp iki saat bekletin. Ardından saç tipinize uygun bir şampuanla yıkayın. Bu kürü haftada bir tekrarlayın.
 
2- Saç diplerinizin masaja ihtiyacı olabilir. Her gün 3 dakika masaj uygulayın. Ayrıca bir de tarif vereceğim: Bir su bardağı suda 4 yaprak defne, birkaç yaprak aynısafa ve biberiyeyi 10 dakika kaynatın. Su yarıya indiğinde süzün ve suyuna bir kahve fincanı iyi zeytinyağı, bir çay kaşığı deniz tuzu katın. Karışımı saç diplerinize boya sürer gibi sürüp, uçlara doğru tarayın. Streç filmle sarıp 3 saat kadar bekletin. Bunu haftada bir uygulayın.

3- Yarım kahve fincanı soya yağı, iki çorba kaşığı badem yağı, bir çay kaşığı deniz tuzu ve bir tatlı kaşığı elma sirkesini benmari usulü ısıtın. Karışımı saç diplerine boya sürer gibi sürün ve masaj yapın. Ardından streç filmle sarıp iki saat kadar bekletin.

• Saç derinize ve saçlarınıza hindistancevizi sütü veya aloe vera jeliyle masaj yapın. Bunu başınızda yarım saat kadar tuttuktan sonra, ılık suyla durulayın. Haftada 3 kez tekrarlayın.

• Saç derinize ve saçlarınıza bal ve yumurtanın sarısıyla masaj yapın. Başınızda yarım saat kadar tuttuktan sonra, durulayın.

• 2-3 hafta boyunca, her öğünde bir bardak suya bir çay kaşığı elma sirkesi karıştırarak için.

Saçlarınızı beslemek için elma sirkesi ve adaçayını karıştırarak, saçınızı bu karışımla durulayın.

• Sıcak zeytinyağı, bal ve 1 çay kaşığı toz halinde tarçını karıştırıp macun haline getirdikten sonra, banyodan önce 15 dakika boyunca uygulayın.

• Saçların azaldığı kısımları kızarana dek soğanla ovun, ardından da bal sürün.

• Eşit miktarda ılık keneotu ve badem yağını karıştırıp, haftada bir saç derinize masaj yapın.

• Misket limonu çekirdekleri ile kara biber tohumlarını bira suyun içinde eşit sayıda öğütün ve düzenli olarak saç deriniz üzerine uygulayın.

• 1 fincan hardal yağını 4 çorba kaşığı kına yaprağı ile kaynatın. Süzdükten sonra kalan sıvıyı bir şişeye doldurun ve saç derinize düzenli olarak

Saç beyazlaması sorunu yaşayanlara öneriler.
Ceviz kabuklarını iyice dövüp püre haline getirin. Diğer taraftan bir tutam ceviz yaprağını yarım litre suda kaynatın, 20 dakika kadar demlenmesini bekleyin. Sonra süzüp içine ezdiğiniz ceviz kabuklarından bir çorba kaşığı katın. Karışımı şaçlarınıza sürüp bir saat bekletin. Bunu haftada bir gün uygularsanız saç
renginiz değişir, koyulaşır.
 
Saçların Sağlıklı Uzaması İçin

150 Gr.Sığır İliği
100 Gr.Hindistan cevizi içi

Yapılışı  :
Kemik iliğini haşlayın
içine öğütülmüş hindistan cevizini karıştırın
Ilık ılık saç diplerinize yedirerek sürün
Haftada 1 kez

Yağlı Saçlar İçin :

Bir tutam biberiye ve bir tutam kekiği 250 gram kaynar suda çay gibi demleyip, süzün.
Sıvıyı temiz saç diplerine sürün.

Dökülen Saçlar İçin :

BUĞDAY çimini ezip, suyunu çıkarın. Bu suya zeytinyağı ekleyip, saç diplerinize sürün. Böylece saçınızın kuvvetli çıkmasını sağlamış olursunuz.

Eşit orandan servi, biberiye, ardıç, zeytinyağını (saçta boya varsa bir yumurta sarısı da) ekleyin. Karışımı saçınıza sürün.

Saçınız dökülüyorsa 20 gram çörek otunu öğütüp, 20 gram susam yağı ve 10 defne yağı ile karıştırın. Saçınıza sürüp, bir havluyla sararak iki saat bekletin.

Saç Diplerinde Kaşıntı İçin-1
1 Adet yumurta sarısı
1 çorba kaşığı Alkol
1 çorba kaşığı Hint Yağı
1 çay kaşığı tuz

Yukarıda ki malzemeleri karıştırıp, saç diplerine sürün. İki saat beklettikten sonra saçınızı durulayın.

Saç Diplerinde Kaşıntı İçin-2

Beş adet aspirini dövüp, maden suyu ile karıştırın. Karışımı saç diplerine sürün ve 15 dk. sonra durulayın.
BUĞDAY çimini ezip, suyunu çıkarın. Bu suya zeytinyağı ekleyip, saç diplerinize sürün. Böylece saçınızın kuvvetli çıkmasını sağlamış olursunuz.

Eşit orandan servi, biberiye, ardıç, zeytinyağını (saçta boya varsa bir yumurta sarısı da) ekleyin. Karışımı saçınıza sürün.

Saçınız dökülüyorsa 20 gram çörek otunu öğütüp, 20 gram susam yağı ve 10 defne yağı ile karıştırın. Saçınıza sürüp, bir havluyla sararak iki saat bekletin.

Ağaran Saçlar İçin

Taze cevizin dış kabuklarını az suyla haşlayın, içine ısıtılmış yarım kahve fincabı zeytin yağı ve bir tatlı kaşığı kuru maya katın 2 saat saçınızda bekletin.

Zayıf Saçlar İçin
2 Yumurta sarısını çıprtıktan sonra 1 çorba kaşığı zeytin yağı, 1 tatlı kaşığı gliserin, 2 çorba kaşığı elma sirkesi ile karıştırın saçınız ıslakken bu karışımı uygulayın, 20 dk. beklettikten sonra durulayın.

Dökülen Saçlar İçin-1

Saçlar sıkıntıdan dökülebilir, bu yüzden stressten uzak durun, eğer saçlarınız aşırı dökülüyorsa doktora görünmelisiniz.

1 Su bardağı zeytinyağı, 1 tutam dere  otu, 1 sap tarçın çubuğu ve biberiye yağını benmari usulü 5 dakika kaynatın. 15 dk. demlendikten sonra karışımı süzüp içerisine 1 tatlı kaşığı kuru maya karıştırın. Karışımı saçınıza sürüp 2 saat bekletin.

Saç Bakımı

Eşit miktarda ki susam yağı, ceviz yağı ve çörek otu karışımına birer kapsül E-B vitamini kırın, sonra da bir kapak
çamterebentin ekleyin. Elde ettiğiniz karışımı saç diplerine sürün ve saçınızı streç filmle sararak iki saat bekleyin. Sürenin sonunda da saçınızı uygun bir şampuanla yıkayın.

Dökülen Saçlar için-2

Defne yağı, badem yağı ve avakado yağını eşit miktarda karıştırıp, saçınıza sürün. 2 saat beklettikten sonra uygun şampuanla yıkayın

Saç Dökülmesini Önlemek için Soğan Masajı - Saç Dökülmesi

Soğan, saçların daha sağlıklı uzamasını sağlar. Bir soğanı ikiye b ölün ve saçlarınızı yıkarken saç derinize birkaç dakika masaj yapın.

Soğan kokusunu gidermek için de masajdan sonra yumuşak bir şampuanla saçlarınızı yıkayın. Bunu haftada 1 - 2 kez tekrarlayın.

Kadınlarda Saç Dökülmesini Azaltmak - Saç Dökülmesi

  • Saç diplerinizi ılık suyla ıslatın ve has zeytinyağı sürün. Ardından saçınıza bir havlu sarın ve bu şekilde yatın. Ertesi sabah saçlarınızı kükürtlü sabunla yıkayın.
  • İki litre sıcak süte limon damlatın ve dibe çökmesini bekleyin. Sütün üstte kalan kısmını diğer kısımdan ayırın ve ılık hale geldikten sonra saç diplerinize bununla masaj yapın. Sonra saçlarınızı durulayın ve sıcak bir havlu sararak yatın. Sabah kalktığınızda saçlarınızı beyaz sabun ve sıcak suyla yıkayın.
  • Bir litre kaynar suyun içine bir tutam ısırgan otu atın ve sonra yarım saat demlenmesini bekleyin. Akşamları saç diplerinize bu karışımla masaj yapın ve ardından saçlarınızı yıkayın.
  • Saç diplerinize susam yağı sürün ve 3 - 4 saat bu şekilde bekleyin. Sonra saçınızı en az 4 - 5 kez sıcak suyla yıkayın. Bu işlemi üç haftada bir tekrarlayarak hem saçınızın dökülmesini önleyebilir hem de parlamasını sağlayabilirsiniz.
  • Çiğ yumurta sarısını yarım litre ılık suyla karıştırın ve akşamları saç diplerinize sürün. Sonra saçınıza bir havlu sarın ve sabaha kadar bu şekilde yatın. Sabah kalktığınızda saçınızı ılık suyla ve beyaz sabunla yıkayın. Olumlu sonuç alabilmek için bu işlemi 3 - 4 gün devam ettirin.

Elma Sirkesi Kürü - Saç Dökülmesi

Elma sirkesi, yıpranmış saçları onarır ve böylece dökülmelerini önler. Yarım litre ılık suya dörtte bir litre elma sirkesi ilave edin. Saçlarınızı yıkadıktan sonra bu karışımı s açınıza dökün ve birkaç dakika saç derinize hafifçe masaj yapın.

Masajdan sonra saçınızı durulamayın ve kendi kendine kurumasını bekleyin. Haftada 1 - 2 kez bu işlemi tekrarlamaya çalışın.


Bir diğer öneri:

  • 60 gr Hintyağı
  • 50 gr saf zeytinyağı
  • 50 gr lavanta suyu
    Hepsini birlikte karıştırın. Banyo yapmadan 30 dakika önce bu karışımı saçınıza sürün ve bekleyin. Ardından saçınızı sabunla yıkayın. Bu işlemi haftada bir kez uygulayabilirsiniz.

Saç Dökülmesini Önleyen Beslenme - Saç Dökülmesi

Birçok hormonal, metobolik ve besinsel etkiler ile saç dökülmesi oluşabilir. Bunlar ortadan kaldırılmadan %100 tedavi hiçbir zaman mümkün olmaz.

İstanbul Özel Hizmet Hastanesi Dermatoloji Bölümü''nden Uzm. Dr. Köksal Hacı mevsim değişikliklerinde artan saç dökülmeleri ve alınabilecek önlemler hakkında bilgi verdi.

Düzensiz beslenme alışkanlıklarının saç sağlığı üzerindeki zararları her geçen gün artıyor. Saç dökülmesin e neden olan en önemli faktörlerden biri de dengesiz beslenmedir. Sağlıklı ve dökülmeyen saçlar için öncelikle protein, çinko, B 12 vitaminleri, folik asit ve bakır eksikliği olmamasına özen gösterilmelidir. Bu besinlerin eksikliği saç sağlığınızı olumsuz yönde etkiler. Ayrıca alkol ve sigara kullanımını alışkanlık haline getirmek saçların ölmesine neden oluyor. Sigara saçlarda yağlanmaya ve kırılmaya da neden olmaktadır.

Saçların ne kadar dökülmesi normal karşılanır?

Saçlar 1 ay da yaklaşık 1 cm büyürler. Yaş ilerledikçe bazı kıl kökleri tahrip olduğundan saç miktarında azalma olabilir. Bir günde dökülen saç miktarı en çok 100 adet olmalıdır. Normal oranda olan bu saç dökülmesi saçı seyreltmez. Zira dökülenlerin yerine yenileri çıkar.

Hangi durumlarda saçların normalden daha fazla dökülmesi söz konudur?

Stres, ameliyat, doğum gibi durumlardan sonra saç dökülmesi görülebilir. 39 derecenin üzerindeki ve tekrarlayan ateşli hastalıklardan sonra, şeker hastalığı, karaciğer yetmezliği gibi hastalıklarda da saç dökülmesi görülebilir. Demir eksikliği, çinko eksikliği, aşırı zayıflama, şok diyetlere bağlı protein eksikliği, bazı ilaç ve kimyasal maddelerde saç dökülmesine neden olur. Alkol ve sigara tüketimi de saç sağlığını doğrudan etkiler.

Saç Dökülmesinin Sebepleri - Saç Dökülmesi

Alopesi:
Konjenital – doğumla birlikte edinilmiş
Genetik – ebeveynlerden geçmiş
Edinilmiş – dış bir etken nedeniyle oluşmuş
Latrojenik – ilaç kullanımına bağlı
Sikatrisyel – yaralanmayla foliküllerin yıkılması sonucu
Post-natal – doğum sonrası
Çekiş nedeniyle – sürekli çekme dolayısıyla oluşmuş olabilir.

Alopesi Areata
Normal saç gelişiminde tamamen kel, yuvarlak veya oval bölgelerin oluştuğu yaygın bir durumdur. Genellikle çocuklukta başlar ve kişinin hayatı boyunca nükseder.

Pek çok vakada, bu durum bir veya iki alanla sınırlıdır; ancak bu rahatsızlık başka yerlere de sıçrayabilir ve tüm saçlı derinin kelleştiği Alopesi Totalis ''e dönüşebilir. Alopesi Universalis ; kafadaki, yüzdeki ve vüc uttaki saç ve tüyün tamamen döküldüğü daha çok sıkıntı veren, ancak nadir rastlanan bir durumdur.

Alopesi Areata''nin sebebi nedir?

Bu durum, virüslerle, bakterilerle ve yabancı dokularla mücadele eden bağışıklık sistemiyle ilişkilendirilir. Bu, daha sonra şekil değiştirerek saç foliküllerine saldırarak saç gelişimini durdurur.

Bunun tek bir belirli sebebi olmasa da bu konuda birkaç teori mevcuttur:

Genetik – Bu hastalığa sahip beş kişiden birinin ailesinde Alopesi Areata geçirmiş bir aile üyesi mevcuttur. Ayrıca, akraba, bir alanı boş bırakacak ilk saç döküntüsünü 30 yaşından önce yaşamışsa diğer aile üyelerindeki risk de artmaktadır.

Trofonevrozla ilişkili – Sinir hasarı veya sinirlerdeki değişikliklerle ilişkilidir

Otoimmün hastalıklara genetik bağlar – Alopesi Areata, bazen aile üyelerinde diyabet, römatoid artrit, tiroid hastalığı, sistemik lupus eritematozus, kötücül anemi veya Addison hastalığı bulunan kişilerde meydana gelir.

Atopik Durumlar - Alopesi Areata egzama, astım ve nazal alerjilere eğilimi bulunan kişilerde daha yaygın görülür.

Duygusal Stres -

Durum Nasıl Ilerler?
Kel bölgeler bazen çok hızlı ortaya çıkar. Bunlar başka bölgelere sıçradığında, saç kökünü çevreleyen damar yumağı (papillae) işlevini durdurmadan önce normal saç üretemez. Bu, saçın bittiği noktada saçlı derinin hemen üzerindeki saçın daha ince olmasına neden olur.

Bu saçları bir mikroskop altında incelediğinizde bunların yuvarlak/oval şekilli değil bir ünlem şeklinde olduğunu göreceksiniz. Bu tip dökülme, yalnızca hızla büyüyen saçsız bölgenin çevresinde görülmektedir; bu da saçsız alanın hala büyüdüğünün açık bir göstergesidir. Ünlem işareti şeklinde saçların olmayışı, saçsız bölgenin tam boyutuna ulaştığını ortaya koymaktadır.

Alopesinin bu şekli, ağırlıklı olarak koyu renkli pigmentli saçları hedef alır; beyaz saçlar genelde etkilenmez.

Saçın dökülme miktarı minimum düzeydeyse ve saçsız kalan bölgeler daha küçükse, üç aylık bir dönemde saçsız bölgenin ortasında saç yeniden gelişmeye başlayacaktır. Beyaz saç genelde kendi yerinde yeniden gelişir, ancak birkaç hafta içinde normal olarak gerçek rengine döner. Eğer sorun devam ediyorsa saçsız kalan eski bölgelerde yeniden saç çıkarken yeni saçsız bölgeler oluşacaktır.

Nadir durumlarda saçsız bölgeler yayılmaya devam eder, birbirleriyle birleşene dek çoğalır ve sonuçta saçlı deri üzerindeki tüm saçın kaybına yol açar.

Saç Dökülmesi ve Tedavisinde Yeni Yöntemler - Saç Dökülmesi

Kadinlarin yüzde 30''u saç dökülmesinden sikayetçidir. Hormanal dengesizlik ve stres, dogum, duygusal sok, hastalik, düzensiz adet görme, diyet ve menopoz ana sebeplerdir.

Erkekler yüzde 5''i 20''li yaslarda saçlarini kaybetmeye baslar, 30''lu yaslarda bu oran üçte bire çikar ve 40''li yaslarda yari yariya olur.

Sosyologlara göre, kellik is hayatinda olumlu bir imaj yaratirken, ask hayatinda kaybettirmektedir. Yapilan arastirmalar kellerin daha fazla ruhsal sorun yasadigini ve kelliklerini kusur olarak görüp karsi cinsle iliski kurmakta zorlandigini göstermektedir. O zaman ne yapacaksiniz, ya durumunuzu kabullenip, kalan saçlarinizi da toptan kestirip çekici dazlaklar modasina uyacaksiniz ya da saç çikaran tedavi yöntemlerinden birini uKadinlarin yüzde 30''u saç dökülmesinden sikayetçidir. Hormanal dengesizlik ve stres, dogum, duygusal sok, hastalik, düzensiz adet görme, diyet ve menopoz ana sebeplerdir.

Erkekler yüzde 5''i 20''li yaslarda saçlarini kaybetmeye baslar, 30''lu yaslarda bu oran üçte bire çikar ve 40''li yaslarda yari yariya olur.

Sosyologlara göre, kellik is hayatinda olumlu bir imaj yaratirken, ask hayatinda kaybettirmektedir. Yapilan arastirmalar kellerin daha fazla ruhsal sorun yasadigini ve kelliklerini kusur olarak görüp karsi cinsle iliski kurmakta zorlandigini göstermektedir. O zaman ne yapacaksiniz, ya durumunuzu kabullenip, kalan saçlarinizi da toptan kestirip çekici dazlaklar modasina uyacaksiniz ya da saç çikaran tedavi yöntemlerinden birini uygulatacaksiniz.

Saç kaybinin fizyolojik sebepleri

Saç dökülmesinin temelde üç sebebi vardir.

70 yildan fazla süreli bir yasama yayilmis 25 döngülük ritim hizlanir, bu süre 25/ 30 yila bazen daha azina düser. Her bir saç teli için 25 siklus ( döngü) son limittir. Bir saç teli 25 siklusu tamamladiginda yasami durur, ömrü tamamlanir.

Medikal olarak saç telinin büyüme fazi “Anagen Faz” olarak tanimlanirken bunun aksi olarak saç telinin durgunluk ve gerileme dönemi ise “Telogen Faz” olarak isimlendirilir.

Psikolojik ve nutrisyonel sebepler

Stres, psikolojik sorunlar ve beslenme tarz - aliskanliklari saç dökülmesinde belirleyici etkenlerdir. Saçimiz vücudumuzun bir parçasi olduguna göre kuskusuz aldigimiz gidalardan, yasam biçimimizden ve ruhsal durumumuzdan etkilenmektedir. Kisa süreli yogun diyetlerde ya da uzun süreli bilimsel olmayan diyetlerde, açlikta, demir eksikligine bagli kansizliklarda, gidalarin vücudumuz tarafindan emilemedigi hastaliklardan saçin yapisinin bozulmasi beklenir.

Erkek hormonlarinin fazlaligi

Androjenik alopesi(erkek tipi saç dökülmesi)

Saçli derinin belirli bölümlerinde simetrik gelisen, erkeklerde sikça rastlanan bir saç kaybi seklidir. Saç dökülmesi sakaklardan baslayip , tepeye dogru ilerler. Saç sayisinda azalma, incelme, kisalma göze çarpar. Kadinlarda ise genelde saçlarin cilizlasmasi,seyrelmesi seklinde bulgu verir. Erkeklerin %70 inde rastladigimiz bu dökülme kadinlarin %10 unda karsimiza çikmaktadir.

Genellikle 20''li yaslarin sonunda baslar, dökülmenin hizi bireysel olarak degisik hizlarda ilerler ve bazen çevre faktörlerinin de etkisiyle degisebilir. Bu tip dökülmeler siddetli vakalarda tüm tepenin açilmasina kadar ilerleyebilir ve kisinin psikolojik sorunlarinin da gelismesine neden olabilir

Etkilenen bölgelerde saçlar incelesir ve seyreklesir. Olusumunda erkeklik hormonu olan testosteronun cilde temasinda olusan dehidrotestosteronun kil köklerini inceltici etkisi vardir.

En sik rastlanan saç dökülme nedenidir.. Kadinin üretkenlik çaginda, kadinlik hormonu (östrojen) ile birlikte ayni zamanda erkeklik hormonu da vücutta salgilanir.

Menopozdan sonra, kadinlik hormonu üretimi ciddi sekilde düserken erkeklik hormonu seviyesi degismeden kalir. Bunun sonucunda ise hormonal dengesizlik, saç tellerinde de kendini gösterir.

Kadinlar için sikinti veren ve ayni zamanda ciddi bir güzellik problemi olan saç dökülmesinin sebebi, hastalik, stres, diyet, perma, çevresel ve genetik olabiliyor.

Yeni Tedavi Yöntemi

Genetik ve çevresel faktörlerden dolayi günümüzde oldukça yaygin görülen, kadin ve erkegin en önemli saglik ve kozmetik sikayetlerden biri olan saç dökülmesinde güncel tedavi metodlari, yeni umutlari da beraberinde getirmistir.

Silikonun seyreltilmis formlari, uzun zamandir saç dökülmesinin tedavisinde kullanilmasina ragmen, çok etkili yüksek konsantrasyonlarinin üretilmesi simdiye kadar saglanamamisti.

Fransa, Carilene Laboratuarlarinda yapilan arastirmalar sonucunda, Carilene Laboratuarlarinda çalisan Fransiz arastirmaci bilim adamlari, çok yüksek konsantrasyonda su bazli organik biyolojik silikonu elde etmenin bir yolunu kesfettiler. Bu yeni kesfi, klinik olarak saç dökülmesinde test ettiklerinde çok pozitif sonuçlar aldilar.

Silicium 44, ölü ve ölmek üzere olan saç folliküllerinde kan akimini artirip ihtiyacini karsilayarak saç dökülmesini durdurmakta ve ayni zamanda dogal olmayan saç kaybini tetikleyen ve küçük atardamarlarin tikanmasina ve oksijensiz kalmasina sebep olan sebum diye bilinen, asiri yag bezi salgisini temizlemekte. Sebumun temizlenmesi saç kaybinin önlenmesine yardimci olur ve Silicium 44 ile birkaç ay süren uygulamadan sonra bazi vakalarda saç büyümesinin yeniden stimüle edildigi gösterilmistir.

Carilene Laboratuarlari Silicium 44 solüsyonuna tamamlayici ve destek tedavi olarak, konsantre organik silikon içeren sampuani kullanima sunmakta.

Ilaç ve saglik ürünleri üreticisi olarak Fransa''da saygin bir yeri olan Carilene Laboratuarlari yeni kesifleri olan Silicium 44 için çok iddiali olup, saç dökülmesinden sikayetçi olanlara yeni umutlar vaat etmektedir.

Türkiye''de yaklasik 2 aydan beri bulunan Silicium 44''ü günde bir defa yatmadan önce uygulamak yeterli oluyor. Günde tek defa uygulanmasi nedeniyle oldukça ekonomik olmasi ve kolay uygulanmasi ayrica uygulama sonrasi saçin yikanmasina gerek kalmamasi ise bu ürününe talebi artiriyor.

Silicium 44 ‘ün diger önemli avantaji ise hayat boyu kullanilmasinin gerekmemesi, saç dökülmesi durur durmaz uygulamayi kesebiliyoruz.

Saç dökülmesinin tedavisinde Silicium 44 ‘ün 3 aylik bir kullanimi sonunda;

Sonuçlar

Erkek ve kadin fizyolojisindeki farkliliga bagli olarak iki cinsteki saç kaybi tipi hafifçe farklilik gösterir. Bu da Silicium 44 kullaniminin sonuçlarina yansimakta.

Bilimsel gözlemlerde Silicium 44, kadinlarin yüzde 86''sinda 4-8 hafta içinde saç dökülmesini durdurmustur.

Ayrica Silicium 44, yeniden büyümeyi hizlandirmis ve saç teli çapini artirarak daha iyi bir kapatici görünüm olusturmustur.

Benzer testler erkeklerde yapildiginda Silicium 44 kullanan çalisma grubunun yüzde 86''sinda 4-8 haftada saç dökülmesinin durdugu 3-4 aylik uygulamadan sonra, ince tüylerin yüzde 50''sinin yeniden gelistigi ve bir çok vakada bunlarin olgunlasma sürecinin devam ettigi gösterilmistir.

Yine erkeklerde de saç teli çapini artirarak daha iyi bir kapatici görünüm olusturmustur.

Kadinlarin yüzde 30''u saç dökülmesinden sikayetçidir. Hormanal dengesizlik ve stres, dogum, duygusal sok, hastalik, düzensiz adet görme, diyet ve menopoz ana sebeplerdir.

Erkekler yüzde 5''i 20''li yaslarda saçlarini kaybetmeye baslar, 30''lu yaslarda bu oran üçte bire çikar ve 40''li yaslarda yari yariya olur.

Sosyologlara göre, kellik is hayatinda olumlu bir imaj yaratirken, ask hayatinda kaybettirmektedir. Yapilan arastirmalar kellerin daha fazla ruhsal sorun yasadigini ve kelliklerini kusur olarak görüp karsi cinsle iliski kurmakta zorlandigini göstermektedir. O zaman ne yapacaksiniz, ya durumunuzu kabullenip, kalan saçlarinizi da toptan kestirip çekici dazlaklar modasina uyacaksiniz ya da saç çikaran tedavi yöntemlerinden birini uygulatacaksiniz.

Saç kaybinin fizyolojik sebepleri

Saç dökülmesinin temelde üç sebebi vardir.

70 yildan fazla süreli bir yasama yayilmis 25 döngülük ritim hizlanir, bu süre 25/ 30 yila bazen daha azina düser. Her bir saç teli için 25 siklus ( döngü) son limittir. Bir saç teli 25 siklusu tamamladiginda yasami durur, ömrü tamamlanir.

Medikal olarak saç telinin büyüme fazi “Anagen Faz” olarak tanimlanirken bunun aksi olarak saç telinin durgunluk ve gerileme dönemi ise “Telogen Faz” olarak isimlendirilir.

Psikolojik ve nutrisyonel sebepler

Stres, psikolojik sorunlar ve beslenme tarz - aliskanliklari saç dökülmesinde belirleyici etkenlerdir. Saçimiz vücudumuzun bir parçasi olduguna göre kuskusuz aldigimiz gidalardan, yasam biçimimizden ve ruhsal durumumuzdan etkilenmektedir. Kisa süreli yogun diyetlerde ya da uzun süreli bilimsel olmayan diyetlerde, açlikta, demir eksikligine bagli kansizliklarda, gidalarin vücudumuz tarafindan emilemedigi hastaliklardan saçin yapisinin bozulmasi beklenir.

Erkek hormonlarinin fazlaligi

Androjenik alopesi(erkek tipi saç dökülmesi)

Saçli derinin belirli bölümlerinde simetrik gelisen, erkeklerde sikça rastlanan bir saç kaybi seklidir. Saç dökülmesi sakaklardan baslayip , tepeye dogru ilerler. Saç sayisinda azalma, incelme, kisalma göze çarpar. Kadinlarda ise genelde saçlarin cilizlasmasi,seyrelmesi seklinde bulgu verir. Erkeklerin %70 inde rastladigimiz bu dökülme kadinlarin %10 unda karsimiza çikmaktadir.

Genellikle 20''li yaslarin sonunda baslar, dökülmenin hizi bireysel olarak degisik hizlarda ilerler ve bazen çevre faktörlerinin de etkisiyle degisebilir. Bu tip dökülmeler siddetli vakalarda tüm tepenin açilmasina kadar ilerleyebilir ve kisinin psikolojik sorunlarinin da gelismesine neden olabilir

Etkilenen bölgelerde saçlar incelesir ve seyreklesir. Olusumunda erkeklik hormonu olan testosteronun cilde temasinda olusan dehidrotestosteronun kil köklerini inceltici etkisi vardir.

En sik rastlanan saç dökülme nedenidir.. Kadinin üretkenlik çaginda, kadinlik hormonu (östrojen) ile birlikte ayni zamanda erkeklik hormonu da vücutta salgilanir.

Menopozdan sonra, kadinlik hormonu üretimi ciddi sekilde düserken erkeklik hormonu seviyesi degismeden kalir. Bunun sonucunda ise hormonal dengesizlik, saç tellerinde de kendini gösterir.

Kadinlar için sikinti veren ve ayni zamanda ciddi bir güzellik problemi olan saç dökülmesinin sebebi, hastalik, stres, diyet, perma, çevresel ve genetik olabiliyor.

Yeni Tedavi Yöntemi

Genetik ve çevresel faktörlerden dolayi günümüzde oldukça yaygin görülen, kadin ve erkegin en önemli saglik ve kozmetik sikayetlerden biri olan saç dökülmesinde güncel tedavi metodlari, yeni umutlari da beraberinde getirmistir.

Silikonun seyreltilmis formlari, uzun zamandir saç dökülmesinin tedavisinde kullanilmasina ragmen, çok etkili yüksek konsantrasyonlarinin üretilmesi simdiye kadar saglanamamisti.

Fransa, Carilene Laboratuarlarinda yapilan arastirmalar sonucunda, Carilene Laboratuarlarinda çalisan Fransiz arastirmaci bilim adamlari, çok yüksek konsantrasyonda su bazli organik biyolojik silikonu elde etmenin bir yolunu kesfettiler. Bu yeni kesfi, klinik olarak saç dökülmesinde test ettiklerinde çok pozitif sonuçlar aldilar.

Silicium 44, ölü ve ölmek üzere olan saç folliküllerinde kan akimini artirip ihtiyacini karsilayarak saç dökülmesini durdurmakta ve ayni zamanda dogal olmayan saç kaybini tetikleyen ve küçük atardamarlarin tikanmasina ve oksijensiz kalmasina sebep olan sebum diye bilinen, asiri yag bezi salgisini temizlemekte. Sebumun temizlenmesi saç kaybinin önlenmesine yardimci olur ve Silicium 44 ile birkaç ay süren uygulamadan sonra bazi vakalarda saç büyümesinin yeniden stimüle edildigi gösterilmistir.

Carilene Laboratuarlari Silicium 44 solüsyonuna tamamlayici ve destek tedavi olarak, konsantre organik silikon içeren sampuani kullanima sunmakta.

Ilaç ve saglik ürünleri üreticisi olarak Fransa''da saygin bir yeri olan Carilene Laboratuarlari yeni kesifleri olan Silicium 44 için çok iddiali olup, saç dökülmesinden sikayetçi olanlara yeni umutlar vaat etmektedir.

Türkiye''de yaklasik 2 aydan beri bulunan Silicium 44''ü günde bir defa yatmadan önce uygulamak yeterli oluyor. Günde tek defa uygulanmasi nedeniyle oldukça ekonomik olmasi ve kolay uygulanmasi ayrica uygulama sonrasi saçin yikanmasina gerek kalmamasi ise bu ürününe talebi artiriyor.

Silicium 44 ‘ün diger önemli avantaji ise hayat boyu kullanilmasinin gerekmemesi, saç dökülmesi durur durmaz uygulamayi kesebiliyoruz.

Saç dökülmesinin tedavisinde Silicium 44 ‘ün 3 aylik bir kullanimi sonunda;

Sonuçlar

Erkek ve kadin fizyolojisindeki farkliliga bagli olarak iki cinsteki saç kaybi tipi hafifçe farklilik gösterir. Bu da Silicium 44 kullaniminin sonuçlarina yansimakta.

Bilimsel gözlemlerde Silicium 44, kadinlarin yüzde 86''sinda 4-8 hafta içinde saç dökülmesini durdurmustur.

Ayrica Silicium 44, yeniden büyümeyi hizlandirmis ve saç teli çapini artirarak daha iyi bir kapatici görünüm olusturmustur.

Benzer testler erkeklerde yapildiginda Silicium 44 kullanan çalisma grubunun yüzde 86''sinda 4-8 haftada saç dökülmesinin durdugu 3-4 aylik uygulamadan sonra, ince tüylerin yüzde 50''sinin yeniden gelistigi ve bir çok vakada bunlarin olgunlasma sürecinin devam ettigi gösterilmistir.

Yine erkeklerde de saç teli çapini artirarak daha iyi bir kapatici görünüm olusturmustur.

ygulatacaksiniz.

Saç kaybinin fizyolojik sebepleri

Saç dökülmesinin temelde üç sebebi vardir.

70 yildan fazla süreli bir yasama yayilmis 25 döngülük ritim hizlanir, bu süre 25/ 30 yila bazen daha azina düser. Her bir saç teli için 25 siklus ( döngü) son limittir. Bir saç teli 25 siklusu tamamladiginda yasami durur, ömrü tamamlanir.

Medikal olarak saç telinin büyüme fazi “Anagen Faz” olarak tanimlanirken bunun aksi olarak saç telinin durgunluk ve gerileme dönemi ise “Telogen Faz” olarak isimlendirilir.

Psikolojik ve nutrisyonel sebepler

Stres, psikolojik sorunlar ve beslenme tarz - aliskanliklari saç dökülmesinde belirleyici etkenlerdir. Saçimiz vücudumuzun bir parçasi olduguna göre kuskusuz aldigimiz gidalardan, yasam biçimimizden ve ruhsal durumumuzdan etkilenmektedir. Kisa süreli yogun diyetlerde ya da uzun süreli bilimsel olmayan diyetlerde, açlikta, demir eksikligine bagli kansizliklarda, gidalarin vücudumuz tarafindan emilemedigi hastaliklardan saçin yapisinin bozulmasi beklenir.

Erkek hormonlarinin fazlaligi

Androjenik alopesi(erkek tipi saç dökülmesi)

Saçli derinin belirli bölümlerinde simetrik gelisen, erkeklerde sikça rastlanan bir saç kaybi seklidir. Saç dökülmesi sakaklardan baslayip , tepeye dogru ilerler. Saç sayisinda azalma, incelme, kisalma göze çarpar. Kadinlarda ise genelde saçlarin cilizlasmasi,seyrelmesi seklinde bulgu verir. Erkeklerin %70 inde rastladigimiz bu dökülme kadinlarin %10 unda karsimiza çikmaktadir.

Genellikle 20''li yaslarin sonunda baslar, dökülmenin hizi bireysel olarak degisik hizlarda ilerler ve bazen çevre faktörlerinin de etkisiyle degisebilir. Bu tip dökülmeler siddetli vakalarda tüm tepenin açilmasina kadar ilerleyebilir ve kisinin psikolojik sorunlarinin da gelismesine neden olabilir

Etkilenen bölgelerde saçlar incelesir ve seyreklesir. Olusumunda erkeklik hormonu olan testosteronun cilde temasinda olusan dehidrotestosteronun kil köklerini inceltici etkisi vardir.

En sik rastlanan saç dökülme nedenidir.. Kadinin üretkenlik çaginda, kadinlik hormonu (östrojen) ile birlikte ayni zamanda erkeklik hormonu da vücutta salgilanir.

Menopozdan sonra, kadinlik hormonu üretimi ciddi sekilde düserken erkeklik hormonu seviyesi degismeden kalir. Bunun sonucunda ise hormonal dengesizlik, saç tellerinde de kendini gösterir.

Kadinlar için sikinti veren ve ayni zamanda ciddi bir güzellik problemi olan saç dökülmesinin sebebi, hastalik, stres, diyet, perma, çevresel ve genetik olabiliyor.

Yeni Tedavi Yöntemi

Genetik ve çevresel faktörlerden dolayi günümüzde oldukça yaygin görülen, kadin ve erkegin en önemli saglik ve kozmetik sikayetlerden biri olan saç dökülmesinde güncel tedavi metodlari, yeni umutlari da beraberinde getirmistir.

Silikonun seyreltilmis formlari, uzun zamandir saç dökülmesinin tedavisinde kullanilmasina ragmen, çok etkili yüksek konsantrasyonlarinin üretilmesi simdiye kadar saglanamamisti.

Fransa, Carilene Laboratuarlarinda yapilan arastirmalar sonucunda, Carilene Laboratuarlarinda çalisan Fransiz arastirmaci bilim adamlari, çok yüksek konsantrasyonda su bazli organik biyolojik silikonu elde etmenin bir yolunu kesfettiler. Bu yeni kesfi, klinik olarak saç dökülmesinde test ettiklerinde çok pozitif sonuçlar aldilar.

Silicium 44, ölü ve ölmek üzere olan saç folliküllerinde kan akimini artirip ihtiyacini karsilayarak saç dökülmesini durdurmakta ve ayni zamanda dogal olmayan saç kaybini tetikleyen ve küçük atardamarlarin tikanmasina ve oksijensiz kalmasina sebep olan sebum diye bilinen, asiri yag bezi salgisini temizlemekte. Sebumun temizlenmesi saç kaybinin önlenmesine yardimci olur ve Silicium 44 ile birkaç ay süren uygulamadan sonra bazi vakalarda saç büyümesinin yeniden stimüle edildigi gösterilmistir.

Carilene Laboratuarlari Silicium 44 solüsyonuna tamamlayici ve destek tedavi olarak, konsantre organik silikon içeren sampuani kullanima sunmakta.

Ilaç ve saglik ürünleri üreticisi olarak Fransa''da saygin bir yeri olan Carilene Laboratuarlari yeni kesifleri olan Silicium 44 için çok iddiali olup, saç dökülmesinden sikayetçi olanlara yeni umutlar vaat etmektedir.

Türkiye''de yaklasik 2 aydan beri bulunan Silicium 44''ü günde bir defa yatmadan önce uygulamak yeterli oluyor. Günde tek defa uygulanmasi nedeniyle oldukça ekonomik olmasi ve kolay uygulanmasi ayrica uygulama sonrasi saçin yikanmasina gerek kalmamasi ise bu ürününe talebi artiriyor.

Silicium 44 ‘ün diger önemli avantaji ise hayat boyu kullanilmasinin gerekmemesi, saç dökülmesi durur durmaz uygulamayi kesebiliyoruz.

Saç dökülmesinin tedavisinde Silicium 44 ‘ün 3 aylik bir kullanimi sonunda;

Sonuçlar

Erkek ve kadin fizyolojisindeki farkliliga bagli olarak iki cinsteki saç kaybi tipi hafifçe farklilik gösterir. Bu da Silicium 44 kullaniminin sonuçlarina yansimakta.

Bilimsel gözlemlerde Silicium 44, kadinlarin yüzde 86''sinda 4-8 hafta içinde saç dökülmesini durdurmustur.

Ayrica Silicium 44, yeniden büyümeyi hizlandirmis ve saç teli çapini artirarak daha iyi bir kapatici görünüm olusturmustur.

Benzer testler erkeklerde yapildiginda Silicium 44 kullanan çalisma grubunun yüzde 86''sinda 4-8 haftada saç dökülmesinin durdugu 3-4 aylik uygulamadan sonra, ince tüylerin yüzde 50''sinin yeniden gelistigi ve bir çok vakada bunlarin olgunlasma sürecinin devam ettigi gösterilmistir.

Yine erkeklerde de saç teli çapini artirarak daha iyi bir kapatici görünüm olusturmustur.

Menekşe Yağı - Saç Dökülmesi

Saç Dökülmelerine karşı :

Saç bakımı konusunda pek çok şey denemiş olabilirsiniz belki; peki hiç menekşe yağını duymuş muydunuz?
Özellikle saç dökülmelerinde kullanılan en eski metodlardan biri olan menekşe, saça eski canlılığını kazandırır.

Sadece saç dökülmelerinde değil,saçlarınızın canlı ve sağlıklı olması için de menekşe yağından faydalanabilirsiniz..
Bir ç orba kaşığı susam yağını, iki çorba kaşığı menekşe yağı ve bir yumurta sarısıyla karıştırıp saç diplerinize sürün. Dökülen saçlarınız yeniden canlandıracak bu förmülü haftada 2 defa saçınıza uygulayın ve 1 saat bekleyip yıkayın.

Yapısal olarak zarar görmüş ve çok fazla hırpalanmış saçlar için:

İkinci ve yine çok etkili bir formül ise; 40ml. hintyağı ile 20ml. tatlı badem yağını karıştırıp benmari usulü(buharda) ısıtın. Isınan bu karışımı saç diplerinize ve uçlarına iyice yedirip bir saat bekletin ve yıkayın. Son durulama suyuna(1 litre) 5 damla badem yağı damlatın ve 1 çorba kaşığı da elma sirkesi ekleyiverin.

Bu su ile saçlarınızı durulayın. Badem yağı sirke ile dengelendiği için, bitlenmezsiniz =) Saçlarınız pırıl pırıl ve yumuşak olur. Saç dökülmeleriniz de bu yağ bakımını uyguladıkça ortadan kalkacaktır..!
Sirke kokusunu ise düşünmeyin, 1 litre suda hiçbirşey gibidir. Koksa da bir müddet sonra kokusundan eser kalmaz

Küçük bir not : Hem menekşe yağı içeren formülü, hem de badem yağı içeren ikinci formülü kullanayım derseniz; hafta içerisinde bir gün menekşeli olanı, bir başka gün de badem yağlı olanı uygulayabiliesiniz.

Arısütü Saç Dökülmesini Önlüyor - Saç Dökülmesi

Arı ürünlerinin bir ya da birden fazla hastalığın önlenmesi yada iyileştirilmesi amacıyla kullanılması anlamına gelen "apiterapi" pek çok ülkede tedavi merkezlerinde kullanılıyor.

Saç dökülmesi ve bazı cilt sorunlarında çok etkili olduğu belirtilen arısütü, aynı zamanda sindirim ve bağışıklık sistemleri ile karaciğeri güçlendirmede de etkili.

Arı ürünleri son yıllarda tüm dünyada daha çok kullanılmaya başladı. Yapılan araştırmalar sonucu sürekli yeni bir yararı keşfedilen arı ürünlerinden arısütü saç dökülmesine karşı da olumlu etki gösteriyor.

Türkiye''de arı araştırmalarıyla ilgili birkaç isimden biri olan Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Uygulamalı Biyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kadriye Sorkun, arının salgıladığı ürünlerin insan sağlığına çok yararlı olduğunu belirtiyor.

Sorkun, arısütü nün saç ve cilde olumlu etkisi konusunda da "Arısütü bulunduğu yüzeyi nemli tutarak kurumasını önler. Bu nedenle saça ve cilde fayda sağlıyor olabilir. Arısütünün sağlığa etkisi konusunda tüm dünyada araştırmalar devam ediyor. Çünkü gün geçtikçe başka bir yararı ortaya çıkıyor" diyor.

Arının iki çeşit ürünü olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Kadriye Sorkun, bu ürünleri şöyle anlatıyor:

"Arının 2 çeşit ürünü var. Bir tanesi doğadan topladıkları diğeri ise arının bedeninden salgıladıkları ürünler. Doğadan topladıklarıyla bal, polen ve propolis üretirken bedeninden de arısütü, mum ve arı zehiri üretiyor. Doğadan geldiği için bal ve polen iklimlere göre değişiklik gösterir ama arının salgıladığı ürünler tüm dünyada aynıdır ve çok yararlıdır.

Arı sütü çok değerli bir ürün. Çok çeşitli alanlarda kıllanılıyor. Dünyanın pek çok ülkesinde arısütünden üretilmiş malzemeler satılıyor, tedavide kullanılıyor. En çok Çin''de kullanılan arısütü ile ilgili Amerika ve Kanada''da da apiterapi merkezleri var."

Arı sütü hakkında…

- Arı sütünün doku ve cildi yenileyici, deriyi gerdirici, derinin yağ sekrasyonunu düzenleyici etkisi bulunduğu için saç derisini güçlendiriyor.

- Arısütünün içeriğindeki mineral ve vitaminlerin yanı sıra, bulunabilecek en zengin ve doğal aminoasit kaynağı olduğu belirtiliyor. Hücrelerin yenilenmesini hızlandırması özelliği ile kansızlıktan bağışıklık güçlendirmeye kadar birçok rahatsızlığa iyi geldiği vurgulanarak bazı ülkelerde "gençlik iksiri" deniyor.

- Japonya, Doğu Asya ülkeleri, Amerika, Kanada gibi ülkelerde apiterapi merkezleri hizmet veriyor.

- Çeşitli literatürlerde ortak olarak, arısütünün çeşitli iltihabi hastalıklarda, nefes darlığında, karaciğer yağlanmasında, eklem hastalıklarında, zayıflık ve halsizlikte, sinirsel ve fiziksel yorgunluk hallerinde, mide bağırsak hastalıklarında, bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde, sinirsel ve ruhsal bozukluklarda, yaşlılık durumunda, üreme ve cinsel problemlerin giderilmesinde başarıyla kullanıldığı belirtiliyor.

- Japonya''da 54 farklı hastalık üzerinde yapılan uygulamalarda ortalama % 80 dolayında iyileşme belirleyen araştırıcılar bu hastalıkların bazılarının iştahsızlık, kronik hastalıklar nedeniyle vücut savunma sistemi yetersizliği, metabolizma ve beslenme bozuklukları, adet bozukluğu, sindirim sistemi rahatsızlıkları, astım, bronşit, kronik kabızlık, asabilik uykusuzluk ve karaciğer rahatsızlıkları olarak bildirmektedirler. Aynı araştırıcılar kanserde tümör oluşumunun ve büyümesinin arı sütü tarafından engellediğini de belirtmektedirler.

Health Blogs - BlogCatalog Blog DirectoryBlog Linkleri Link Dizini Saglik Bilgileri